PWE


Türkiyenin en iyi WWE RPG'sine hoşgeldiniz.

PWE

Türkiyenin en kaliteli ve en iyi RPG'sine hoşgeldiniz. Sevdiğiniz karakterin kariyerini yönetmenin keyfini çıkarın.
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Can I be a World Famous Wrestler ?

Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
The Charismatic Enigma
Co Admin
Co Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 4582
REP Puanı : 28
Kayıt tarihi : 24/01/16
Yaş : 18
Nerden : Hollywood, Florida

MesajKonu: Can I be a World Famous Wrestler ?   C.tesi 25 Haz. 2016, 08:19

Can I be a World Famous Wrestler ?


--------------------------------

ÖN BİLGİ

Uzun süredir kafamda böyle bir şey vardı, kısa süre önce uygulamaya koydum. Bir taslak oluşturum, karakterler, isimler vb. İlk başta seri hakkında bir takım bilgiler veriyim, bir kısmı saçma olabilir ama belki gerekir diye yazma gereği duydum. 

Başrolde ki karakteri biri ile özleşdirmeye çalışıyorsanız, beni özleştirebilirsiniz veya kendinizi de karakterim yerine koyabilirsiniz. Benim kendi yaşadığım şehirden başlıyor hikaye. Ben kendimi karakterin yerine koyuyorum. O yüzden tanıdık biri veya aile ile konuşurken, veya samimi olduğu birisiyle konuşurken kendi adımı kullanıcam.

Karakterimiz seri boyunca gerçek ismini kullanmıyor, bir isim seçmiş ama bir sürü şirkette yer aldığı için bazen değiştirmek zorunda kalıyor. Şirketlerin hepsi yıllarıyla uyuşuyor. 

Örnek, ''2001 yılında ROH'da güreşiyorum'' veya ''2002 yılında PWG'da güreşiyorum'' tarzında hatalar yok. Gittiği çoğu yerde şampiyonluk kazanıyor, ben genelde kazandığı tarihleri kemerin boşta olmasına dikkat ediyorum ama öylede pek yok.

O yüzden o kısımlara da çok takılmayın. Şirket yöneticileri, ajanslar ve menajerler ile bol bol konuşması olucak, o yönetici isimlerini kafamdan yazıcam veya bakıp değiştiricem, çünkü sayı fazla ve üşeniyorum, o detaylara da çok takılmayın.

Serinin ana karakteri Türkiye'nin Antalya şehirinde yaşayan, mahallede sürekli kavga eden ve genelde dayak yiyen, okula aile zoruyla gönderilen ama isteksiz olan, çok hırslı, biraz aç gözlü ve bazen düşünmeden kararlar verebiliyor veya eylemler uygulayabiliyor.

Bu karakterin en zayıf noktası, bazen düzgün düşünemiyor, bu yüzden de hatalı eylemler yapıyor veya sözler söylüyor. Bu sorun onun yaşadığı psikolojik sorunlara bağlı. 

Aralarda bazı fotoğraflar ve videolar kullanabilirim, temsilidir, çok takılmayın.

Arada kendi kendine konuşup başka tuhaf hareketlerini de görüceksiniz, karakterin bütünlüğü için böyle bir şey tasarlarım. Aslında genel olarak normal ama bazen aklını kaybediyor. Ben tutacağını düşünüyorum.

Bu arada rakiplere de çok takılmayın, bazılarını uydurabilirim, bazıları da biraz fazla yüksek rakip de olabilir, gerçek hayattan da çok esinlenerek yazıyorum, bazı şeyler değiştirilmiş olsa da aşırı benzer olabilir, siz yine takmayın.

Karakterimizin yolculuğu uzun, Türkiye'den başlıyor, baya geziyor, bir takım başarılar elde ediyor ve en iyi yerlerde en iyisi olmak istiyor.

--------------------------------

Can I be a World Famous Wrestler ? 


Bölüm #1 Geçmiş ve Başlangıç

26 Kasım 1999, Antalya

''Bitmeyen Sıkıntılar''


Alper yatağından düşerek, uyanıyor ve bir sesler duyuyor. Anne ve babası yine kavga edişini duyuyor, camdan dışarı bakıyor ve abisinin dışarıda, sokağın köşesinde bir kızla konuştuğunu fark ediyor. Hemen kalkıyor ve elini yüzünü yıkıyor.

Kendine geliyor, biraz su içiyor. Kumbarasını açıyor ve biraz para alıyor. Abisinin odasına giriyor, onun kumbarasını alıyor ve açıyor, ordan da biraz para alıyor.

Kendi odasına geçiyor, altına rahat bir eşofman giyiyor. Üstüne de sıradan bir tişört giyiyor, son olarak da yanından ayırmadığı siyah kapşonluyu giyiyor ve evden çıkıyor.


Abisi görmesin diye kapşonu iyice kafasına geçiriyor ve sessizce oradan uzaklaşıyor.

Alper (içinden konuşuyor): Bu gece o gece, hissedebiliyorum. Bu gece büyük bir başlangıç, bunu yapabilirsin. İçinde olduğundan fazlası var, benliğini kontrol et ve onlara göster. Çok sert davranma, ama çok da acıma, bu pislikler hak ediyor. Umarım bu sefer başarırım.

Mahalle de bir tur atıyor ve yağmur başlıyor, hiç aldırmıyor. 15 Dakika sonra boş arsaya geliyor. Taşın üstüne oturuyor ve bekliyor.


1 SAAT SONRA

Alper (içinden konuşuyor): Nerde kaldılar ? Bir kez daha geç kalırsam canıma okur. Onu kaybedemem, umarım beni bırakmaz ama bu kavgayı da bırakıp gidemem. Bu sefer yapabilirim ve zamanında ulaşabilirim. Geliceklerinden %100 emin değilim ama beklediğim insanlar her gün, aynı saate buradan geçiyorlar. Tesadüf olamaz.

Apartmanlara bakarken karşısından gelen 3 kişiyi görüyor. Bunlar Metin, Tekin ve Çetin. Genelde bu üçlü ile kavga ediyor, bire bir, ikiye bir veya üçe bir. 

Üçlü yavaş yürüyor, o yüzden biraz düşünüyor, neden bunu yapıyorum ? Şu ahmaklarla dövüşüyorum ? Ve sonra hatırlıyor.

Alper (içinden konuşuyor): Çünkü hepsi birer serseri. Gördükleri kızları taciz ediyorlar, mahalleden çalıyorlar. İnsanların rahatlarını bozuyorlar, herkesle dalga geçiyorlar. Ama en önemlisi kendilerinin durdurulamaz olduklarını düşüyorlar, işte burada yanılıyorlar. Bir gün ben veya başkası bunların canına okuyacak. Umarım o gün bugündür ve o kişide benimdir.

Tekin: Hey aptal, daha dersini almadın mı ? Daha kaç kez dayak yemek istiyorsun ?

Çetin: Bir kaç kez bizi pataklamış olabilirsin, ama o aralarda olur.

Metin: Bugün tam formdayız, sen hazır mısın küçüğüm ? Belki bu seninle son raundumuz olur.

Alper: Evet, belki bu son olur. Belki bugün siz 3 hıyarıda enine ve boyunu soyarım. Ve sonra kiminle konuştuğunu anlarsınız.

Çetin: Hayırdır, bugün ekstradan yürek mi yedin ?

Tekin: Çetin sen ne diyon olum ? Ne alaka ?

Çetin: Abi bu böyle böyle yayılcak, fazla cesaretlenmiş bu.

Metin: Ona götü kalkmış diyoruz.

Çetin: Sus da işimize bakal-

Cümlesini bitiremeden karnına bir dönen tekme alıyor Çetin. Nefesi kesiliyor. Metin üstüne gidiyor ama bir şey yapmıyor, ve tam çenesine bir yumruk atıyor Alper. Arkasından Tekin bacaklarına çalışıyor ve Metin'den çok iyi bir yumruk yiyor, yerde kalıyor. Bunu gören Çetin ''O benimdir ulen'' diyor. Ve yerde tekmeliyor. Tekin kaldırıyor ve ''Bu seninle son dersimizdi, bir daha karşımıza çıkma velet diyor ve bir yumruk daha atıyor. Üçlü orayı terk ediyor.

15 Dakika geçiyor, Alper gözlerini açıyor ve bir kadın görüyor.


Kadın: İyi misin ? Ne oldu burda ? Bir şeye ihtiyacın var mı ?

Alper: Saat kaç ?

Kadın: Saati bırak, ne istiyorsun ?

Alper: Saat kaç dedim.

Kadın: İyi misin onu söyle bari.

Alper: İyiyim, dayak yedim, biraz su bul ve saat kaçta.

Kadın: Tamam, saat 9.15.

Kaldırımda oturan kadının arkadaşı bir şişe su getiriyor, Alper suyu içiyor, ikisinin desteği ile ağaya kalkıyor. 

Kadın: Kafanda biraz kanama vardı, bir şekilde hallettik. Ama doktora görünmen lazım.

Alper: Tamam ablacım, ona da görünürüm, bırak beni de gidiyim.

Kadın: Dikkatli ol.

Alper (içinden konuşuyor): İyi bir kadın, ama çok fazla ve gereksiz konuşuyor. Neyse daha vaktim var, gidip ona yetişmeliyim. Yoksa çok kızıcak. Hala biraz vaktim var.

Biraz daha su içiyor ve koşmaya başlıyor.


20 DAKİKA SONRA

Alper: Bekle, geldim Ada. Yetiştim, bekle.


Ada: Yine geç kaldın.


Alper: Benim hatam değildi.


Ada: Biliyorum, yine o 3 dangalak ile kavga etmeye gittin ve dayak yedin. Alıştım artık.


Alper: Ada bunu sen yapma. Yaptıklarını yanlarına bırakamazdım. Onları görüyorsun buralarda.


Ada: Evet ama bizler 16 yaşındayız. Sınavlara çalışman gerekiyor. Çocukken biraz dövüşmek için eğitim aldın diye bir anda yıldız bir dövüşçü oldun da benim mi haberim yok ?


Alper: Üzgünüm, gerçekten ama bunu yapmasam


Ada: Gece uyuyamazdın, evet biliyorum. Unuttun mu ? 8 yaşından beri tanışıyoruz.


Alper: Her şey yolunda mı ?


Ada: Evet.


Alper: Seni seviyorum.


Ada: Bende seni seviyorum, yoksa bunlara katlanmazdım. Ama kavga etmemeye söz ver.


Alper: Bunu yapamam, biliyorsun.


Ada: O zaman bunun daha iyi bir yolunu öğren, istediğin bir dövüş sporunu seç ve daha iyi dövüş.


Alper: Bunun sözünü verebilirim.


El ele tutuşurlar, bir kaç saat gezerler. Ada gerekli gereksiz her şeyi anlatır, Alper bir süre sonra olaydan kopar. Ve hangi dövüş sanatını öğrenmek istediğini düşünür.

Ada'nın evine varınca kızı öpüyor ve artık evine gir diyor. Ada eve girince kendi evine gidiyor. Mahalle de ki parkın önünden geçiyor, basketbol oynayanları izliyor bir süre. Sonra bakıyor abisi parkın diğer tarafında, ama yanında başka kız var. Abisi birini hırpalıyor. Bu kız benim bir daha bakma falan diye tehdit ediyor. Alper kapşonu iyice kafasına geçiriyor ve parkın ordan geçiyor. Abisi yine fark etmiyor.


Yoluna devam ediyor. Mahalleden bir iki tanıdığa selam veriyor. Direk eve geçiyor. Annesine selam veriyor. Üstünü değiştiriyor ve yemeğini bitiriyor. Odasına çıkıyor. Hangi sporu seçsem diye düşünüyor.

Geçen gün arkadaşının verdi kağıtları bir kenara atmıştı, onları arıyor. Arkadaşı da dövüşmeye meraklı ama yeteneksiz, bir sürü dövüş sporu öğreten yerlerin broşürlerini getirmiş. Alper alıyor eline, yere oturuyor, sırtını duvara yaslıyor ve tek tek bakıyor.

Alper;

Karate, daha önce gittim. Fena değildi ama geç.


Judo, gerek yok.


Boks, olabilir.


Tekvando, bilemiyorum, olmaz herhalde.


Aikido, olabilir ama sıradan geliyor.

Umutsuz halde broşürleri atıyor. Fark ediyor ki bir tanesine bakmamış. Sonuncuyu alıyor.


Profesyonel Güreş, benim için yeni ama merak uyandırıcı. Televizyonda da çok görmüştüm ve baya güzeldi. Neden olmasın ?


Yarın sabah kalktıktan sonra bu yere gidiyorum ve Profesyonel Güreşçi olmak için ilk adımımı atıyorum.


SON






Dolph Ziggler:
 


En son The Charismatic Enigma tarafından Perş. 27 Ekim 2016, 23:16 tarihinde değiştirildi, toplamda 5 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://steamcommunity.com/id/sXe07
Young Wolf
Main Eventer
Main Eventer
avatar

Mesaj Sayısı : 1837
REP Puanı : 17
Kayıt tarihi : 31/01/16
Yaş : 18
Nerden : Bellefontaine, Ohio

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   C.tesi 25 Haz. 2016, 10:29

Olum efsane olmuş harbi okurken baya zevk aldım.


 

Mkk:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
The Omega
Upper Mid-Carder
Upper Mid-Carder
avatar

Mesaj Sayısı : 160
REP Puanı : 5
Kayıt tarihi : 13/06/16

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   C.tesi 25 Haz. 2016, 20:49

Güzel olmuş, takip etmeye çalışıcam.


BC for life <3



''The Cleaner'' is Loading...


%3... %21... %37... %50... %72...


%100... ''The Cleaner'' is ready...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Money
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
REP Puanı : 30
Kayıt tarihi : 13/07/12
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   C.tesi 25 Haz. 2016, 23:25

Takipteyiz.



RPG:
Former PWE Champion 2 Time (CM Punk)
Former Wildcard Champion (Conor McGregor)
Former Intercontinental Champion (Daniel Bryan)
Current Hardcore Champion (Kevin Owens)
PWE Slammy Awards - Yılın Promosu ( CM Punk)
Ayın Promosu (3) (CM Punk)
Ayın Promo Üstadı (2)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
The Brahma Bull
Main Eventer
Main Eventer
avatar

Mesaj Sayısı : 2677
REP Puanı : 31
Kayıt tarihi : 13/01/16
Nerden : Samsun

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   Paz 26 Haz. 2016, 01:41

Fantastik olmuş. Bakalım gimmick stil vs. nasıl olacak.


''The REIS'' John Cena

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
The Charismatic Enigma
Co Admin
Co Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 4582
REP Puanı : 28
Kayıt tarihi : 24/01/16
Yaş : 18
Nerden : Hollywood, Florida

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   Paz 26 Haz. 2016, 07:04

Can I be a World Famous Wrestler ? 

Bölüm #2 İlk İzlenimler

28 Kasım 1999, Antalya

''Farklı Bir Dünya''



Alper uyanıyor, bugün farklı hissediyor. İçinde farklı duygular var. İçinde bir şeyler uyanıyor. Yataktan kalkmıyor, uzanıyor, düşünüyor. O salona gittiğimde neler yaşanıcak ? Kabul edilecek miyim ? Aileme açıklamalı mıyım ? Peki ya Ada ? Ona kesinlikle söylemeliyim, onu kaybetmek istemiyor ama bu profesyonel güreşi işini de bırakmak istemiyorum. Sonuçta beni teşvik eden de oydu. Salona gidip konuştuktan sonra bunları düşünmeliyim.

Yatağından kalkıyor, elini yüzünü yıkıyor ve aynada kendine bakıyor. Sadece gidip konuşma yapıcaksın. Dün mekanın yerini öğrendin ve ordan biriyle konuştun. Adam biraz sert ama işinde iyi ve profesyonel. Bunu yapabilirisin. Kim olduğunu unutma.


Odasından çıkıyor ve mutfağa gidiyor. Kendine kahvaltı hazırlıyor. Biraz peynir, salata, zeytin ve domates, biraz da ekmek, yanında da meyve suyu içiyor. Kahvaltısını bitiriyor ve ortalığı topluyor. Bir not bırakıyor. Diyor ki, ''Bir işim var, merak etmeyin, en kısa sürede gelirim.''

Odasına geçiyor ve klasik kıyafetlerini giyiyor, Farklı bir eşofman, farklı bir sıradan tişört. Ama kapşonlusundan vazgeçmiyor. Siyah kapşonluyu giyiyor ve evden çıkıyor.



1 SAAT SONRA

Alper (içinden koşuyor): Nerede kaldı bu salon ? Bekle burdan sola dönersem karşıma çıkmalı. Düşünmeliyim. Dün nasıl bulmuştum burayı ?


Gözlerini kapatıyor ve zihninde canlandırmaya çalışıyor. Sola dönüyor, biraz daha ilerliyor ve sağa dönüyor salonu görüyor.

Alper: Bu kadar büyük bir yer umarım kalitelidir. Hazır mıyım ? Farklı bir oluşumun içine gireceğim, içeride kendimi kaybetmezsem iyi.






Kapının önüne geliyor ve yazıyı okuyor, Kirkland Performance Center. Kapıyı açıyor ve içeriyi geziyor biraz.

Alper (içinden konuşuyor): Bu kadar büyük bir spor salonu görmedim. Bunca zamandır bu şehirdeyim ve bu yeri daha yeni fark ediyorum. Şimdi bakalım görüşeceğim adam nerede ?

Etrafa bakınıyor, çalışanlara bakıyor. Duvarda ki posterlere bakıyor. Hiç görmediği, duymadığı kişilerin posterlerini görüyor. 


Alper (içinden konuşuyor),

The Rock, o nasıl bir isim öyle ?

Stone Cold Steve Austin, biraz fazla uzun ama iyi durmuş.


Triple H, karizmatik bir adam ama isimden kaybediyor.


Shawn Michales, bu adamda iş var.


Bret Hart, onu hatırlıyorum, televizyonda görmüştüm, çok iyiydi.


Goldberg, onu nasıl unuturum, çok yetenekiydi.


Ric Flair, onun için efsane diyorlar, belki öyledir ama bu efsanelik yüzünden tam bir egoist manyak olmuş.

Bir sürü poster daha görüyor. Bazılarını tanıyor, bazılarını ilk kez görüyor. Lex Luger, Rick Rude, Kevin Nash, Hulk Hogan, Tazz, Shane Douglas, Lance Storm, Eddie Guerrero, Dean Malenko, Ultimate Warrior, Sandman, Chris Benoit, ve tanıyamadığı bir sürü maskeli güreşçi.

Bir adamın kendisine seslendiğini duyuyor.

Adam: Hey sen, yeni gelen sen misin ?

Alper: Evet, benim. Siz kimsiniz ?

Adam: Ben Cenk. Cenk Doğaner.

Alper: Alper bende, memnum oldum.

Cenk Doğaner : Bende. Aklında çok soru var farkındayım, ara ara sorarsın birkaç tane. En önemlilerini sormaya başlayabilirsin, biz de o ara ofise gidelim.

İkili ofise doğru yürüyor, Alper mekanı dikkatlice izliyor.







Çalışanlara bakıyor, tempoyu ölçmeye çalışıyor. Ofise varıyorlar ve adam koltuğuna oturuyor ve Alper'da karşısına geçiyor.

Alper: Bir şey sormak istiyorum.


Cenk Doğaner : Evet, sor.


Alper: Bura sizin mi kira mı ?


Cenk Doğaner : Bizim, babamın buna benzer bir yeri vardı Danimarka'da.


Alper: Anladım, çok büyük bir yer, ödemesi falan zordur.


Cenk Doğaner : Aslında öyle, ama buraya gelenlerden para alıyoruz ve maddi durumumda iyi, burayı rahat karşılıyorum.


Alper: Asıl konuşmak istediği konu da o. Para mevzusu. Detay verebilir misin ?


Cenk Doğaner : Tabi ki. Buraya gelenler aylık 100 lira veriyor. Biz sana bir program hazırlıyoruz, bir nevi ısınma 90 dakika içinde onlar bitiyor ve profesyonel güreş tekniklerine geçiyoruz. Haftanın en az 3 günü buraya gelmelisin. İstediğin gün, 3 günden fazlada gelip istediğin kadar çalışabilirsin. Ama önce programını uygulaman gerek.


Alper: Aylık 100 lira ödeme az değil mi sizce ? 


Cenk Doğaner: Şöyle bir kısım var, seninle bir sözleşme imzalıyoruz. Eğer başarılı olursan başka şirketler seninle görüşmek istiycek, anlaşmak istiycek. Sen başka bir federasyonla anlaşırken paranın büyük kısmı bize kalıcak.


Alper: Acımasızca ama mantıklı, sevdim. Peki bu sektöre nasıl girdiniz ?


Cenk Doğaner: Dedem yeni başlangıç için Amerika'ya gitti. Orada bunlara gördü, bir süre eğitimini aldı ve çok fazla maç izledi. Bazı etkinliklere kaçak girerdi. Bazılarını kaydederdi. Danimarka'ya dönünce bunları babamla paylaştı. Beraber yıllarca uğraştılar, babam amatör olarak 7-8 yıl güreşti. Sonra dedemden kalan parayla ve kazandıklarıyla burayı açtı. Ben de eğitim altım, bir kaç yıl güreştim ve geçen sene burayı açtım.


Alper: Bu ülkede tutar mı sizce ?


Cenk Doğaner: Emin değilim, gelenlerin çoğu 1 ay dolmadan bırakıyorlar. Ama bu benim tutkum. Devam edicem. Para konusunda bir sıkıntım yok. Sadece güreş dünyasına bir şeyler katmak istiyorum.


Alper: Anladım.


Cenk Doğaner: Neyse üstünü değiştir. Soyunma odasında kullanabileceğin kıyafetler var. Sonra bir antrenörün yanına git o sana ne yapılacağını anlatır.


Alper: Anladım, teşekkürler efendim.






Soyunma odasında üstünü değiştirdikten sonra biraz dolanıyor. Ringde çalışanları izliyor. Çalışmaları bitiyor ve Alper de bir antrenörün yanına gidiyor. Antrenör yanındakilere bir şeyler anlatıyor ve uygulamaya geçiyor. Alper'de dikkatlice izliyor. 

Alper (içinden konuşuyor): Bu adamın yaptıkları şahane, biraz ürkütüyor ama zamanla alışırım. Neyse millet yavaş yavaş dağılıyor, yanına gidip programı ayarlamalıyım.







Alper: Hey, bayım bakar mısınız ?

Antrenör: Evet genç adam, ne oldu ?

Alper: Ben burada yeniyim, ve programı ayarlamak için sizinle konuşmam gerektiğini söylediler, Alper ben.

Antrenör: Ben de Can Smith. Tanıştığımıza memnun oldum evlat. Seninle çok vakit geçiricez o yüzden alış, ismim biraz garip farkındayım. Annem Türk, babam Amerikalıydı ve bir profesyonel güreşçiydi. İsmi de annem böyle istedi, o yüzden şimdi dalganı geç ve sonra eğitime başlayalım.

Alper: Hayır efendim. Ben evimden buraya sadece profesyonel güreş için geldim, nüfus müdürlüğünden ad soyad tartışmak için gelmedim.

Antrenör: Sevdim seni evlat. Sende cevher var, umarım erken pes etmezsin. Programa geçelim. Haftanın en az 3 günü buradasın, ilk 90 dakikayı ısınma olarak düşün sen, bisiklet, koşu bandı, ağırlık kaldırma, şınav, mekik, aklına ne geliyorsa. Ondan sonra da 150 dakika profesyonel güreş teknikleri var. Arada 30 dakika dinlenme süren var. Ağır tempo ama alışman gerekiyor.

Alper: Şöyle yapalım, haftanın 4 günü ısınma + güreş teknikleri için buraya gelicem, 2 günde sadece güreş teknikleri için.

Antrenör: Bana uyar evlat, her türlü paramı alıyorum ben. Sadece teknikler için gelmeden önce de biraz ısın, yoksa haşatın çıkar.


Alper: Peki efendim.

Antrenör: 20 Dakika koşu bandındasın, ondan sonra 10 dakika esne, aklın karışırsa etrafdan birine sor, ondan sonra 30 dakika ağırlık kaldır, dumbell ile başla, haltere daha var. Kiloyu sen ayarla, istersen bugün 5 kg ile başla eğer rahat geliyorsa 7.5 kiloya geç. 1 hafta sonra 10 kiloya geçersin. Ağırlıktan sonra 5 dakika dinlen ve sonra 100 şınav ve 50 mekik çek. Ondan sonra bir 5 dakika daha esne ve 50 barfiks çek. Barfiksden sonra da 5 dakika dinlen. 10 dakika ip atla. 15 Dakika da koşu bandındasın. Bitince 30 dakika dinlen ve beni bul.

Alper: Anladım efendim, hemen başlıyorum.


90 DAKİKA SONRA

Alper ilk ısınmayı bitiriyor. Biraz fazla zorlandı ama hala iyi durumda. Biraz dinlenip tekrar antremana dönmeli. Lavaboya gidiyor ve elini yüzünü yıkıyor. Çıktıktan sonra biraz oturuyor, gidiyor ve dolaptan bir şişe su alıyor. Çalışanları izliyor.

30 DAKİKA SONRA






Alper (içinden konuşuyor): Tamam, artık başlamak için hazırım.

Alper: Efendim hazırım, artık başlayabiliriz.

Antrenör: Pekala evlat, madem hazırsın. İlk olarak yumruk atmayı öğreneceksin.

Alper: Ben zaten yumruk atabiliyorum.

Antrenör: Hayır evlat, atabildiğini sanıyorsun. Eğer atabilseydin burada olmazdın.

[center]Antrenör karşısına geçiyor ve yumruk üzerinde çalışıyorlar. Antrenör hiç birini yeterli bulmuyor. Haksız sayılmaz da, bu bir sokak kavgası değil, profesyonel güreş. Antrenör bir işaret yapıyor ve duruyorlar.


Antrenör: Evlat 20 dakikadır yumruk çalışıyoruz. Vasatın üstündesin, daha kötülerini görmüştüm. Yarın daha kısa süre içerisinde geçicez bu yumruk kısmını. Çünkü yarın yumruk atıcaksın.


Alper: Evet, haklısınız. Sırada de var.


Antrenör: Sırada tekmeler var evlat, bana göster bakalım nasıl tekme atıyorsun.


Alper bir kaç tekme atıyor, antrenör Can Smith etkilenmiş ki bir işaret yapıyor ve duruyorlar.


Antrenör: Tekmelerin fena değil evlat. Tamam tekmelerin iyi ama yumrukların zayıf, yarın bunlara çalışırız. Takla atabiliyor musun ?


Alper: Denerim.


Takla atıyor ama adam daha düzgününü istiyor. İleriye ve geriye doğru takla atıyor. Böyle böyle bir 15 dakika geçiyor.


Antrenör: Tamam evlat dur artık, takla atabiliyorsun.


Alper: Buna anlaman için 15 dakika mı lazımdı ?


Antrenör: Aslında ilk 3 dakika sonrasında anlamıştım ama çalışmayı bırakamayız. Neyse yinede biraz daha takla üzerinde çalışalım, şu an biraz cılızsın, ileride kalıplaşsan bile High-Flyer olmak isteyebilirsin. Taklalar önemli.


Antrenör yanındakine sesleniyor ve şuraya geç diyor, dışa doğru kalçanı çıkar. Alper'e dönüyo ve ''Tamam atla, yarı eğilmiş vaziyette bu arkadaş. Böyle böyle taklaları geliştirirsin.


20 Dakika boyunca bu ve buna benzer şekillerde takla çalıştılar ve yine ara verdiler.


Alper (içinden konuşuyor): Biraz zordu, ama adam da bizi şekilden şekile soktu. Kaçık bir adam ama işinde iyi.


Antrenör geliyor ve Alper'in elinden tutuyor kaldırıyor.


Antrenör: Evlat şimdi gücünü test edicez. Bakalım kolların ne kadar güçlü. Şuradan 10 kiloluk bir torba al ve 5 dakika boyunca onu havada tut.


Alper yerden torbayı alıyor ve 5 dakika boyunca tutuyor.


Antrenör: Evet, ne düşünüyorsun ?


Alper: Sonlara doğru zorlanmaya titreme başladım ama buna alışabilirim.


Antrenör: Alışacaksın. Bunu senin kollarını güçlendirmek ve daha az titreyip dengeni sabitlemek için yapıyoruz. Belki bir Powerhouse olmak istersen bu tür antremanlar önemli, güçlü olman gerekiyor, senden hafif veya ağır insnalar ile çalışacaksın ve 10 kiloluk bir torbayı 5 dakika tutmak, 30 saniye içinde 130 kiloluk bir adamı omuzlayıp, omzunda tutup, hareketi uygulamaktan çok ama çok kolaydır.


Alper: Çok iyi anlıyorum efendim.


Antrenör: Biraz da kondisyon çalışalım. Şurada ki 3 kişi ile koş. Son çizgiye kadar koşun ve gelin. Böyle böyle 20 tur atın.


15 Dakika geçiyor, Alper ve üçlü geliyor. Antrenör üçüne gidebilirsiniz diyor.


Antrenör: Evlat bugün seninle az bir zamanımız kaldı. Son bir buçuk saat içinde öğrendiklerini birileri ile tekrar et, çok uzun tutma. Bitince bana bir işaret ver ve git duşunu al ve evine git. Yarın da tek parça geri gel.


Alper: Tamam efendim, bu arada teşekkür ederim.


Antrenör gidiyor, Alper bulduklarıyla sıra sıra çalışıyor, öğrendiklerini tekrarlıyor, kendisinden tecrübeli kişilerden ufak tefek hareketler öğreniyor ve Profesyonel Gürel hakkında bir sürü şey öğreniyor. 
Antreman bitiyor, duşunu alıyor ve üstüne değiştiriyor. Salondakilerin bazıları ile konuşuyor ve salondan çıkıyor.


1 SAAT SONRA

Alper mahalleye geliyor ve evine gidiyor. Parkın önünden geçerken bakıyor Ada orada ve parka giriyor.[/center]

Alper: Ne yapıyorsun burada ?

Ada: Bugün çok sıkıldım, o yüzden parka geldim. Sen tüm gün neredeydin ?

Alper: Bir dövüş sporu için eğitim al dedin ve bende bir tane buldum, yerini öğrendim, oraya yazıldım ve bugün ilk çalışmam vardı.

Ada: Hangi spor ?

Alper: Profesyonel güreş. Bizim ülkede çok tanıdık değil ama dünyada yaygın bir spor. İstersen seni eve bırakırken anlatıyım biraz.

Ada: Olur. Elimden tut ve beni kaldır.


Alper ve Ada mahalleyi dolanıyorlar, Alper profesyonel güreş hakkında bir şeyler anlatıyor ve Ada'da anlamaya çalışıyor. Ada'nın evinin önüne geliyorlar.

Ada: Biraz anladım sayılır, fena değil.

Alper: Fena değil mi ? Harika.

Ada: Neyse ne, gitmem gerekiyor, seni seviyorum.

Alper: Bende seni seviyorum.


Alper Ada'yı öpüyor, mahalleden geçen teyzeler gözlüklerinin üstünden meraklı meraklı bakıyorlar. Ada evine giriyor ve Alper'de eve gidiyor.

Eve geliyor, üstünü değiştiriyor, akşam yemeği için ailesi ile bir araya geliyor ve konuyu açıyor. Abisi çok sallamıyor, annesi çok canını acıtmasınlar diyor, babası direk parayı soruyor ve durumu açıklıyor. Herkes bu durumu onaylıyor. Alper biraz şaşırıyor ama çok da kurcalamıyor. Yemekten sonra odasına çıkıyor.

Yüzünü yıkıyor ve aynaya bakıyor. Bir şeyler eksik hissediyor. Kapşonlusunu giyiyor ve aynaya bakıyor.



Alper,


Bugün bam başka bir dünyaya adımını attın, ve baya harika bir yer. Burda çuvallama. Ordakilerin hepsi profesyonel insanlar. Ciddiye alır ve yeteneklerini gösterirsen sende bir gün o posterlerde asılı olan biri olabilirsin. Bunu yapabilirsin, sen diğerlerinden farklısın dostum. Bu çok zor olsada kaybedicek çok az şeyin var, bir elin parmaklarını geçmez. O yüzden yarın o kıçını yataktan kaldırıyorsun ve en kısa sürede o spor salonunda oluyorsun. 


Farklı bir dünyaya geçtin ve ilk izlenimlerini aldın. Artık dünya senin, peki ne yapacaksın o dünya ile ? O dünyaya sessiz gelip sessiz mi veda edeceksin ? Yoksa sakin girip büyük bir patlama yapıp yıllar boyunca ortalığı sallayan bir fatih mi olmak istersin ? Evet bence de ikincisi daha mantıklı. O yüzden hadi bunu yapalım.


SON






Dolph Ziggler:
 


En son The Charismatic Enigma tarafından Perş. 27 Ekim 2016, 23:18 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://steamcommunity.com/id/sXe07
The Omega
Upper Mid-Carder
Upper Mid-Carder
avatar

Mesaj Sayısı : 160
REP Puanı : 5
Kayıt tarihi : 13/06/16

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   Paz 26 Haz. 2016, 18:31

Anca okuyabildim. Fena değildi ama ilk bölüme göre bir düşüş vardı.


BC for life <3



''The Cleaner'' is Loading...


%3... %21... %37... %50... %72...


%100... ''The Cleaner'' is ready...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ace of Diamonds
Emekli
Emekli
avatar

Mesaj Sayısı : 3278
REP Puanı : 53
Kayıt tarihi : 09/08/12

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   Paz 26 Haz. 2016, 18:42

Tam CHIKARA güreşçisi tipi var he.



RPG: Finn Balor

emre demir saltaş efsanesi:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
The Charismatic Enigma
Co Admin
Co Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 4582
REP Puanı : 28
Kayıt tarihi : 24/01/16
Yaş : 18
Nerden : Hollywood, Florida

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   Salı 28 Haz. 2016, 07:31

Can I Be a World Famous Wrestler ?

Bölüm #3 O Gece Bu Gece

13 Aralık 1999, Antalya


''İlk Sefer''


Alper: Bugün çoktan uyandım, çünkü o gece bu gece. Son 15 gündür o salonda çok çalışıyorum ve bu gece o gece. Uzun süredir beklediğim bir an. Başarabilirim. Bunun için eğitim aldım, çok kısa bir sürede olsa. Bu geceyi atlatırsam bundan sonra uzun bir süre rahatım. Gereğinden fazla düşünüyorum, beynimi yoruyorum. Sakinleşmem, kafamı toparlamam lazım.

Alper her zaman ki siyah kapşonlusunu giyiyor ve evden çıkıyor.

45 DAKİKA SONRA

İstediği yere ulaşıyor ve gözleri birini arıyor. Ve buluyor. Bankın arkasından atlıyor ve bankta oturan kız bir çığlık atıyor.


Alper: Hey, benim, rahat ol.


Ada: Bu tür şeyleri bırakman lazım. Cidden.


Alper: Şu an zamanı mı ?


Ada: Sence değil mi ? Sürekli bir yerlerden çıkıyorsun ve beni korkutuyorsun ve beni nasıl bulduğunu hala çözemedim.


Alper: Beni 8 yaşımdan beri tanıyorsun. Ben de seni 8 yaşından beri tanıyorum. Meslek sırrı.


Ada: Bu gece için heyecanlı mısın ?


Alper: Tabi ki de. Hayatımın en önemli gecesi bile diyebilirim.


Ada: Gerçekten mi ? Sence biraz fazla değil mi ?


Alper: Hayır, değil. Belki dünyaya geldiğimden itibaren bilmiyor olabilirim ama öğreniyorum, yapmak istiyorum. Eğer itirazın yoksa ?


Ada: Kendine dikkat et, boş bir anına gelmesin.


Alper: Sakinleş, bunu halledebilirim. Aslında sabah kalktığımda tam tersini düşünüyordum ama seninle konuşunca rahatla geleceğinden adım gibi emindim.


Ada: Yani o gece bu gece ?


Alper: Evet, o gece bu gece.


Ada: Umarım her şey istediğin gibi gider. Unutma her zaman yanındayım.


Alper: Teşekkür ederim. Tam ihtiyacım olan şeydi.



Bir süre sarılır ve Alper salona gitmek için oradan ayrılır.

30 DAKİKA SONRA

Alper (içinden konuşuyor): Evet sonunda o geceye ulaştım. İlk maçım. O gece bu gece. Vakit azaldıkça biraz geriliyorum ama sonra bir rahatlama geliyor. Şu an iyiyim. Böyle devam edersem bir felaket olmadan bu geceyi bitirebilirim.

Fark etmeden Kirkland Performance Center'a ulaşmıştı. Zaman bugün çabuk geçiyor gibi. Kapıda sigara içen birini görüyor ve onu hatırlıyor. Geçen akşam ki antreman da neredeyse beni neredeyse boğuyordu.


Alper: Hey sen, kusura bakma adın neydi ?


Adam: Çetin, benim adım Çetin.


Alper: Dostum antremandan önce sigara içmenin iyi bir fikir olduğunu nereden çıkardın ?


Çetin: Çıkarmadım, canım istedi. Ve ben her şartlarda güreşirim.


Alper: Tamam, sana kolay gelsin.

Binadan içeri giriyor ve etrafa bakınıyor. Çalışanlara göz gezdiriyor ve biri ona sesleniyor.

Cenk Doğaner: Evlat hoş geldin. Heyecanlı mısın ? Bu gece ilk maçın var.

Alper: Evet efendim.

Cenk Doğaner: Sana başarılar evlat. Rakibin ile bir şey söylemek istiyorum. Rakibini kendin seçeceksin. Antremanlarını bitir, sonra herkesi dikkatlice izle ve gece kiminle güreşmek istediğini söyle.

Alper: Anladım efendim, teşekkür ederim.

Bir kaç kişiyle konuşuyor ve antremana başlıyor.

120 DAKİKA SONRA

Antremanları bitiriyor, biraz dinleniyor, duş alıyor ve salonda takılıyor. Çalışanları, konuşanları izliyor. Ringden gözünü çok az ayırıyor. İzlediği kişileri bir bir analiz ediyor. Kim olmalı, kim olmalı ? En köşede çalışan bir kel görüyor. Kelliği hakkında espri yapınca sinirleniyor ve düzgün düşünmüyor. Kapıda sigara içen elemanında ringde görüyor, sigara yüzünden kondisyonu düşüyor. Biraz daha bakınıyor ve sürekli dobra dobra konuşan elemanı görüyor. Arkada bir eleman daha var, söylediğin her şeyi dinler ama çok az cevap veren bir eleman. Arkada da boş zamanlarında ders çalışan biri var, sınıfta kalan eleman galiba. Şu an sadece ringe odaklanmış durumda. Ringde çalışanları izliyor.


Alper (içinden konuşuyor): Son 15 gün boyunca çok mesafe kat ettin. Doğru düzgün yumruk atmayı, doğru düzgün sahte yumruk atmayı, tekme atmayı, takla atmayı, birini veya bir nesneyi kaldırmanın ne kadar daha zor olduğunu. Bir sürü şey öğrendim ve geldiğimden daha güçlüyüm. Ne kadar olduğum gece sonunda belli olacak.

Aklıma takılan bir kaç şey oluyor. İyi ki kendim halletmeye çalışmadım ve bir antrenöre gittim ve o da başka 2 kişiye yönlendirdi ve aklında kalan soru işaretlerini en iyi ringde anlatabiliriz dedi ve bir sürede ringde biraz daha çalıştım.


2 SAAT SONRA

Salonun sahibi Cenk bey ve baş antrenör Can Smith geliyor. 

Can Smith: Evlat bu kadar kısa sürede çok fazla şey öğrenip 15 gün içinde ilk maçına çıkmana şaşırdım.

Alper: Siz mi yoksa ben mi ?

Cenk Doğaner: Buralarda yaptığımız bir gelenek var. Biri maçlara çıkarken özellikle ilk maçlarda kayıda alırız ve onları Avrupa'da ki dostlarımıza göndeririz. O yüzden kısa süre içinde yaptıklarını uygulamaya çalış ve belki birilerinin dikkatini çekersin. Rakibini seçtin mi ?  

Alper: Bir kaç kişi arasında kaldım. Sabisi Hemtakan, Kellos Emiros, Pablo Demiriguez ve Chettin The Rock. İlk maçımda Chettin The Rock ile karşılaşmak istiyorum.

Can Smith: Pekala evlat. Çetin'in girişi ve tarzı belli, girişini yazdır, ringe çık tarzını ortaya koy.

15 DAKİKA SONRA

İki taraf da hazırdır ve herkes gözlerini girişe çeviriyor.


Bu maç bire bir maçtır ve maç Antalya Pro Wrestling Federation tarafından düzenlenmektedir. Maçı rakibinizi tuş ederek veya pes ettirerek kazanabilirsiniz.


Katılımcımız ringe Samsun, Miami'den geliyor. 71 kilo ağırlığında, 


''Halkın Adamı'', Chettin The Rock.


Chettin The Rock kendinden emin adımlarla ringe ilerliyor. İzleyenlerin bir kısmının desteği arkasında. Kendisi burada biraz tecrübeli bir arkadaşımız.


Debutunu gerçekleştiren katılımcımız ringe Lawrance, Kansas'dan geliyor. 67 kilo ağırlığında, 


''The Midnight Maniac'', Nero Campbell.


Nero Campbell buranın en yeni ismi ver kendisini göstermeye çalışan genç bir arkadaşımız.


Chettin The Rock vs Nero Campbell

İkili lock up ile başlıyorlar, Nero hemen headlock bağlıyor ama acele davranmış oluyor ve Rock onu iplere ittiriyor ve Clothesline geliyor, ve bir de Running Splash yapıyor Chettin The Rock, tuşa gidiyor ve Nero 2 de atıyor. Hemen kaldırmaya çalışıyor ama Campbell Sitout Jawbreaker ile kendine zaman kazanıyor ve Leaping Clothesline geliyor Nero'dan. Kalkarken rakibini tekmeliyor. Yine headlock bağladı ve dizinin üstünden yere attı Rock'ı. Rock biraz zorlanıyor, daralmış gibi. Ama pes etmiyor ve ağaya kalkıyor, Nero'yu da kaldırıyor, bacağından yakalıyor ve Powerslam. İkisi de yerde. İki isimde kalkıyor, Rock klasik yumruklarını atıyor ama sonuncuyu ıskalıyor. Campbell iplerden geliyor ve bir Lariat yapıyor. Rock yerdeyken de Low Dropkick yapıyor ve iplerden geriliyor, Leg Drop. Ama Rock 1 de atıyor. Nero Rock'ı kaldırıyor, bir kaç yumruk atıyor. Rock toparlanınca bir Mule Kick yapıyor ve ringden çıkıyor. Rock peşinden geliyor ve ringin etrafında böyle 3 tur atıyorlar, Nero giriyor içeri, Rock'da giricekken Baseball Slide geliyor. Rock hemen kendini ringe atıyor. Nero kaldırıyor ve DDT. Maç burada bitebilir, tuşa gidiyor ama Rock 2 de attı yine. Chettin The Rock'ı kaldırmaya gidiyor ama Chettin Small Package'a alıyor, 1 2 ama Nero atıyor. Rock hemen kalkıyor ama Nero'dan Enzuigiri geliyor. Ve Running Bulldog geliyor takibinde. Rock'ı kaldırıyor ve Vertical Suplex yaptı. Bir daha kaldırıyor ve bir de Powerbomb yaptı. Nero Campbell'e bakacak olursak Vertical Suplex ve Powerbomb gibi hareketleri iyi yapıyor. Biraz dinleniyor ve Standing Moonsault yaptı. Tuşa gitmiyor, köşeye çıkıyor, herkes ona ve yerdeki Chettin The Rock'a bakıyor.


Alper (içinden konuşuyor): Gerçekten yapıyor galiba bunu. İlk maçımda fena değilim ve rakibim yerde yatıyor, kazanma ihtimalim çok yüksek. Aptalca bir şey yapmamalıyım ki adam da bitti. Ona sigara içme demiştim ama dinlemedi. Şimdi kondisyon yetersizliği yaşıyor.

Nero kendini toparlıyor ve Diving Elbow Drop yapıyor ama Rock kıpırdıyor ve yere çakılıyor. Rock bir Spinebuster yapıyor ve vakit kazanıyor, o da çok yoruldu bu maçta. İki isimde kalkıyor ve karşılıklı yumruklar atıyorlar. Nero'dan bir tekme geldi, bir de yumruk geldi, Chettin'i iplere yolladı ve Dropkick yaptı. Hemen kaldırdı ve Standing Neckbreaker. Tuşa gidiyor 1 2 ama atıyor Rock. Chettin The Rock kalkarken iplerden geriliyor Nero ve Big Boot geliyor tam suratına ve sonra da bir Reverse STO. Tuşa gitmiyor Rock'ın kalkmasını bekliyor. Kameraya yaklaşıyor ve bunu iyi izleyin diyor. 

(Finisherı bilmiyorsunuzdur. İnternette bulamazsınız. İzlemeden geçmeyin.)



Chettin The Rock'ı kaldırıyor, kolundan tutuyor ve iplere yolluyor, Rock iplerden geliyor ve Nero Campbell'den Standing Moonsault Fallaway Slam geliyor, hemen kaldırıyor Rock'ı ve Orange Crush (Vertical Suplex Powerbomb) yapıyor. Tuşa gidiyor 1 2 3. Nero Campbell ilk güreş maçını kazandı.


Bu maçın kazananı, ''The Midnight Maniac'' Nero Campbell.

Herkes gelip yeni geleni tebrik ediyor. Rakibini iyi seçti. İyi bir performans sergiledi. Maç sonunda ki Finisher Combination çok iyiydi.


Alper salondan çıkarken Chettin The Rock ile konuşuyor, Çetin onu tebrik ediyor ve gel bir sigara yakalım diyor. Alper hayır diyor ve evine gidiyor.


Eve geliyor, olanları Ada'ya anlatmak için sabırsızlanıyor. Şu an kendini iyi hissediyor. Pencereyi kapatıyor, elini yüzünü yıkıyor, bir şeyler atıştırıyor. Ve bugün yaşananları düşünüyor. Daha fazlası olabilir mi acaba diye düşünüyor ve yataktan kalkıyor bir anda. Kapşonunu alıyor yanına ve giyiyor.


Alper,

Bunu yapmakta çok zorlanmış olabilirim, yarın sabah kalktığımda hemen hemen her yerim ağrıyacak gibi. Ama buna değer bence. Bundan 15 yıl sonrasını hayal ediyorum. Artık buradan dönmek yok. Bakalım bu hayat benden neler bekliyor ve ben o hayattan neler alabileceğim ?



Peki ya sen, çok uzun bir süredir seninle konuşmuyordum. Ama sen hep buradaydın. Beni izliyordun. Ama ben seni takip etmeyi bırakmıştım, peki ne olacak şimdi ? Yaşa ya da öl, seçimini yap. Ben ilkini seçiyorum. Peki ya sen ?

SON






Dolph Ziggler:
 


En son The Charismatic Enigma tarafından Perş. 27 Ekim 2016, 23:19 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://steamcommunity.com/id/sXe07
The Brahma Bull
Main Eventer
Main Eventer
avatar

Mesaj Sayısı : 2677
REP Puanı : 31
Kayıt tarihi : 13/01/16
Nerden : Samsun

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   Salı 28 Haz. 2016, 08:05

Finisher efsane. Okurken ara ara tebessüm ettiğim anlar oldu Very Happy Chettin The Rock'u kullanman çok hoş olmuş :DBi de kendimce şöyle bi tespite gittim. 

En köşede çalışan bir kel görüyor. Kelliği hakkında espri yapınca sinirleniyor ve düzgün düşünmüyor. - Emircan Very Happy


Kapıda sigara içen elemanında ringde görüyor, sigara yüzünden kondisyonu düşüyor.  - ME Very Happy 


Biraz daha bakınıyor ve sürekli dobra dobra konuşan elemanı görüyor. - Hakan Very Happy 


Arkada bir eleman daha var, söylediğin her şeyi dinler ama çok az cevap veren bir eleman. Emre - Very Happy 


 Arkada da boş zamanlarında ders çalışan biri var, sınıfta kalan eleman galiba. - Mert Very Happy 


''The REIS'' John Cena

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Money
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 1167
REP Puanı : 30
Kayıt tarihi : 13/07/12
Yaş : 20

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   Salı 28 Haz. 2016, 12:22

Güzel olmuş takipteyiz.



RPG:
Former PWE Champion 2 Time (CM Punk)
Former Wildcard Champion (Conor McGregor)
Former Intercontinental Champion (Daniel Bryan)
Current Hardcore Champion (Kevin Owens)
PWE Slammy Awards - Yılın Promosu ( CM Punk)
Ayın Promosu (3) (CM Punk)
Ayın Promo Üstadı (2)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
The Swiss Superman
Lower Mid-Carder
Lower Mid-Carder


Mesaj Sayısı : 43
REP Puanı : 5
Kayıt tarihi : 20/02/16

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   Salı 28 Haz. 2016, 21:55

İlk bölüm baya iyi olmuş, ikincide bariz bir düşüş var ama üçüncü bölüm ile toparlanmış. Elimden geldiğince okumaya devam edicem.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
The Charismatic Enigma
Co Admin
Co Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 4582
REP Puanı : 28
Kayıt tarihi : 24/01/16
Yaş : 18
Nerden : Hollywood, Florida

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   Çarş. 29 Haz. 2016, 19:58

Can I Be A World Famous Wrestler ?


Bölüm #4 Hızla Yükseliş


27 Aralık 1999, Antalya


''Hangisi Daha Önemli ?''


Alper (içinden konuşuyor): Saatlerdir bir pastanın üflenmesini bekliyorum, öfkemi sen düşün. Bu numarayı yutmamam gerekirdi. ''Çok kısa sürecek kutlama, o senin abin. Sen orada olmazsan nasıl hisseder ?'' Nasıl hissedeceğini biliyorum, umurunda bile olmaz. Spor salonuna gidip çalışabilirdim, daha iyi olmak için. Son 2 hafta içinde 6 maça daha çıktım, 1 tanesini pes ettirerek kazandım. Ama maçlardan sonra ki günler ölü gibiyim. Zamanla geçecek dediler, antremanlara yeni başladın alışırsın dediler. Şu an arada çalışabilirdim. Veya Ada ile dışarıda gezebilirdim. Onun yerine buradayım. Hiç bir şey yapmıyorum. En azından Ada burada, beni sakin ve huzurlu tutuyor.

Ada: Yine içinden konuşup birilerini analiz ediyorsun veya yargılıyorsun dimi ?


Alper (içinden konuşuyor): Her seferinde bunu nasıl yapıyor anlamıyorum.

Ada: Bunu nasıl becerdiğimi düşünüyorsun şu an.


Alper: Nasıl anladın ? Her seferinde nasıl anlıyorsun ?


Ada: Cevabı basit, seni tanıyorum. Gerçekten tanıyorum. Genelde içinden konuşup başka şeylere yorum yaparken hep aynı şekile giriyorsun. Aynı vücut duruşu, boş boş bakan gözler, söylenenleri duyma ama algılamama. Bir süre sonra alışıyorsun.


Alper: Seni sevdiğimi söylemiş miydim ?


Ada: Evet, bir çok kez ve bir çok kez daha söyleceksin. Duymak hoşuma gidiyor.


Alper: Hiç bir zaman yetmeyecek. Seni seviyorum.


Ada: Bende seni seviyorum.


Alper: Artık gidebilir miyim ? Daralmaya başladım. Bunca insan çok kalabalık ve çoğu yabancı ve aptal. Kendimi rahat hissedemiyorum.


Ada: Aynı yer içinde 40-50 kişiyi güreşirken izliyorsun ve 40-50 kişinin önünde güreşiyorsun ve o zaman daralmıyorsun ? O zaman rahatsın ? Nasıl oluyor ?


Alper: Çünkü o zamanlar nefes alabiliyorum, huzuru hissedebiliyorum, kendimi canlı gibi hissediyorum, yaşıyormuş gibi. Başka duyguları algılayabiliyorum. Hayatımın ilk 8 senesi neredeyse hiç canlı olmadım, yaşıyormuş gibi hissetmedim. Seninle tanışana kadar. O gün o kadar canlı hissettim ki, seni bırakmamam gerektiğini o an anladım ve hala benden kurtulamadın. Ondan sonra ki 8 sene birlikteydik ama yine bir şeyler eksikti ve geçen aydan itibaren tamamen yaşıyormuş gibi hissediyordum. Ta ki 3 saat öncesine kadar. Şu an


Ada: Bitkisel hayatta gibisin. Nefes alamıyorsun, boğuluyorsun, aşağıya doğru çekiliyorsun.


Alper: Evet, tam olarak öyle. Biliyor musun içinde bir yerde Sherlock Holmes gizli olabilir. Şansını dene bence.


Ada: Hayır ahmak, çünkü bende senin gibiyim.


Alper: Anneni de mi bu ağızla öpüyorsun ?


Ada: Bunu sen mi söylüyorsun ?

Bir kaç dakikalık boş bakışların ve Ada'nın gülmesinden sonra odasına çıkıyor ve kapşonlusunu giyip evden çıkıyor.


Ada: Dikkatli olacağına söz ver.


Alper: Bale yapmaya gitmiyorum tatlım.


Ada: Seni tek parça içinde görmek istiyorum, bu morluklar ve diğer yara izleriyle değil. Sana değer verdiğimi göremiyorsun dimi ?


Alper: Çok iyi görüyorum.


Ada: Öyleyse ?


Alper: Tamam, söz veriyorum dikkatli olacağım.

Ada sarılıyor ve öpüşüyorlar, o sırada balkondan bir ses geliyor.


Anne: Oğlum napıyorsun mahallenin ortasında ?


Alper: Ne yapıyor gibi görüyorum ?


Anne: Kızı resmen yedin. Nefes alamadı kız.


Alper: Ne istiyorsun anne ?


Anne: Akşam abinin doğum gününe gecikme.


Alper: Ne doğum günü ? İçeride geçirdiğim 3 saatlik Çin işkencesi neydi ?


Anne: O abinin arkadaşlarıyla 3 saatlik Çin işkencesiydi, akşam ki aile ile 3 saatlik Çin işkencesi.


Alper: Bak bide dalga geçiyo.


Anne: Neyse işte geç kalma, tekrar yukarı çıkta gel çöpü al at. Bide akşam gelirken 2 ekmek alda gel. 

Eve çıkıyor, çöpü atıyor ve tuhaf tuhaf bakıyor. Ada onu sakinleştiriyor ve salona doğru yola çıkıyor.

45 DAKİKA SONRA


Kapıdan içeri giriyor, üstünü değiştiriyor ve ders çalışan elemanı görüyor.

Alper: Kolay gelsin. Adın Mert'di dimi ?


Mert: Evet, senin de Alper'di galiba ?


Alper: Evet, hala mı ders çalışıyorsun ?


Mert: Maalesef, sınıfta kaldım ve yeni bilgisayar almam lazım, ders çalışıp sınavları geçersem üst sınıfa geçeceğim. Ve daha fazla güreşe odaklanabileceğim.


Alper: Direk müdüre gidip Suplex yapıp kendini geçirebilirsin.


Mert: Düşündün aslında ama olaylar karışabilir. Sen okula gidiyor musun ? Çünkü öyle bir tipin yok.


Alper: Lise 2'deyim. Arada uğruyorum. Okul müdürü ve bir kaç öğretmen tanıdık. Pederin yakınları. Arada uğrama dışında sınavlara girip çıkıyorum bir şekilde geçiyoruz.


Mert: Yani topril sayesinde geçiyorsun ?


Alper: Aynen.


Mert: Güzel de torpilin de bokunu çıkarmışın.


Alper: Onu fark ettim, bir keresinde bir deneme yapmak istedim. Kız arkadaşımı hocanın gözünün önünde öptüm, görsün diye uğraşdım ve sonra müdüre gittiğini fark ettim ama bir şey olmadı.


Mert: Hacı o nasıl bir torpil öyle ? Kaldığın yerden devam edeydin bari.


Alper: Ayıp oluyor kardeş.


Mert: Kusura bakma.


Alper: İşte ben de o kadar şaşırdım. Artık peder ne kadar nüfuslu biri bilemiyorum. Veya müdüre öğretmenlere özel bir muamele de olabildiğinden şüphelene biliyorum.


Mert: Babandan bahsettiğinin farkında mısın ?


Alper: Evet.


Mert: Ürkütücü.


Alper: Kolay gelsin sana, görüşürüz sonra.


Mert: Saol sanada.


120 DAKİKA SONRA

Alper (içinden konuşuyor): Sonunda bitti. Bakalım bugün kiminle maçım var. Nerede kaldı bu dayı ? İyi bir eğitmen ama götü göbeği salınca böyle oluyor işte.

Can Smith: Evet kızlar hoş geldiniz. İlk maçımız bir #1 Contendership maçı. Bu iki isim son zamanlarda çok dikkat çektiler ve biz de onlara bir şans vermeye karar verdik. Kazanan bu gece Antalya Pro Wrestling Federation (APWF) Television Championship için bir hak elde edecek ve şampiyon Pablo Demiriguez ile mücadele edecek. Evet adayları açıklıyorum, ilk olarak burada tecrübeli bir isim olan ama saç esprisi yapılınca bozulan ve sinirlenen bir arkadaş, Kellos Emiros. Rakibi ise buralarda yeni ve sıra dışı hareketler yapan Nero Campbell. Bol şans hanımlar. Kalanlarınız çalışmaya devam etsin bu maçtan sonra diğer maçları açıklayacağız.

10 DAKİKA SONRA

Kellos Emiros geliyor, ama bir müzik duyulmuyor. 

Giriş müziği kullanmaya bıraktı geçen ay. Arkadaşları onun istediği müzik yerine saçları hakkında bir müzik kullanıyorlardı. Buna sinir oldu ve ''Çekerim bir Headbutt, kapatırım müziği'' dedi ve müziksiz gelmeye başladı.

Bu maç bire bir maçtır ve Antalya Pro Wrestling Federation tarafından düzenlenmektedir. Maçı rakibinizi tuş ederek veya pes ettirerek kazanabilirsiniz. Bu maçın kazananı gecenin sonunda APWF Televison Championship için bir maça çıkacak.


Katılımcımız ringe Ankara'nın bağlarından geliyor, 63 kilo ağırlığında,

''Son Kel Bükücü'', Kellos Emiros.

Kellos Emiros: Ulan kaç kez dedim şöyle anons etmeyin diye.



Katılımcımız ringe Lawrance, Kansas'tan geliyor, 67 kilo ağırlığında,

''The Midnight Maniac'', Nero Campbell.



Kellos direk rakibinin üstüne koşuyor ve onu köşede tost ediyor. Hemen kaldırıyor ve Back Hand Choplar yapıyor. Sonuncusunda Nero yere düşüyor ve Kellos tekmeliyor. Hemen boynundan tutuyor ve DDT yapıyor, tuşa gidiyor ama Campbell 1 de atıyor. Kellos hemen kaldırıyor ve bir Snap Suplex yapıyor, Nero kalkıyor ve Clothesline deniyor, ıskalıyor ve Kellos'dan bir Big Boot geliyor. İplerden geriliyor ve Hurricanrana ile Nero'nun suratı ring ile bütünleşiyor. Yarı ayağa kalkıyor Nero ama Kellos Emiros dizleriyle karnına vuruyor, kafasına ve karnına yumruklar atıyor ve iplere gönderiyor, Nero geliyor ve Kellos'dan Crossbody. Tuşa gidiyor ama Nero 2 de atıyor. Nero'yu kaldırıyor Neckbreaker deniyor ama Campbell reverselıyor ve roll-up deniyor, 1 2 son anda atıyor Kellos, ayağa kalkıyor ve şaşkın bir şekilde rakibine bakıyor, Nero'ya koşuyor ama ıskalıyor ve Nero'dan Clothesline geliyor, ayağa kalkınca bir de Leaping Clothesline geliyor. Kaldırıyor rakibini Nero ve Sitout Inverted Suplex Slam yapıyor. Tuşa gidiyor ama Kellos Emiros 1 de atıyor. Kellos'u dışarı atıyor ve izleyenler geri çekiliyor. İplerden geriliyor ve Somersault Plancha. Hemen ringe sokuyor ve iplerden geriliyor ve Jumping Double Leg Drop, tuşa gidiyor, 1 2 ama atıyor yine Kellos. Nero hakeme bakıyor, sonrasında Kellos'a bakıyor ve bir şeyler söylüyor ne olduğunu anlayamıyoruz. Kellos'u kaldırırken Kellos onu Back Body Drop ile atıyor, iplerden geliyor ve Clothesline yapıyor. Hemen kaldırıyor ve Standing Neckbreaker yapıyor. Taunt atıyor, Campbell kalkıyor ve Pumphandle Slam. Tekrar taunt atıyor, herkes heyecanlanıyor, Kellos Emiros Headbutt için taunt atıyor, Nero kalkıyor arkasını dönüyor ve Kellos'dan Headbutt, hemen tuşa gidiyor 1 2 ama 3 olmadı.

Nero omzunu kaldırdı ve herkes şok oldu, Headbutt'dan ilk kurtulan isim Nero Campbell oluyor. Kellos Emiros çok şaşkın ve kızgın, hakeme 3 oldu diye bağırıyor, seyircilere bağırıyor, ipleri tekmeliyor. Nero ayaklanıyor ve Belly to Belly ile Kellos'u yere çakıyor. Campbell hemen rakibini kaldırıyor ve Reverse STO geliyor, takiben de Standing Moonsault. Yine kameraya yaklaşıyor ve bunu iyi izleyin diyor.

Kellos Emiros'u kaldırıyor, kolundan tutuyor ve iplere yolluyor, Kellos iplerden geliyor ve Nero Campbell'dan Standing Moonsault Fallaway Slam geliyor, hemen kaldırıyor Kellos'u ve Orange Crush yapıyor. Tuşa gidiyor, 1 2 3. Nero Campbell #1 Contender oluyor.



Nero Campbell bu zorlu maçta Kellos Emiros'u yeniyor ve #1 Contender oluyor. Gece rakibi ise Pablo Demiriguez. Çok güçlü bir rakip ama Campbell'i de gördünüz Headbutt'dan kurtulan ilk kişi. Campbell galibiyet serisine bir maç daha ekliyor.

30 DAKİKA SONRA

Duştan çıkıyor ve rahatlıyor, kurulanıyor ve üstünü değiştiriyor. Uzanıyor biraz, dinleniyor. Uyuya kalıyor.

6 SAAT SONRA

Bir sesler geliyor, aldırmıyor. Biri ışığı açıyor ve sesleniyor Alper'e. Dürtüklüyor ve bir şeyler diyor.

Mert: Kalksana oğlum, az sonra şampiyonluk maçın var

Alper: Ne maçı neyden bahsediyorsun ?

Mert: Senin Emircan'ı yenerek kazandığın.

Alper: Hatırladım şimdi, ne kadardır uyuyorum ?

Mert: 6 saat oldu.

Alper;



Mert: Kalk hadi az kaldı maça.


Alper: Geliyorum oğlum bekle. Sen bu Pablo'yu tanıyon mu ? Ben az çok bir şeylerini biliyorum ama fazlası lazım.



Mert: Halletim onu. Çetin'i de getirdim. Onunla daha önce karşılaştı. Anlatacak biraz.


Alper kalkıyor ve elini yüzünü yıkıyor, kendine geliyor.

Alper (içinden konuşuyor): Fazla uyumuşum ve rakibi tam gözlemleyemedim. 1-0 geride başlıyor maça. Umarım Çetin yardımcı olacak bilgiler verir. Lanet olsun doğum günü Çin işkencesine de gidemeyeceğim. Annem çok sinirli olsa gerek. Neyse bir şekilde hallederim.

Çetin Alper'e bir kaç şey anlatıyor. Mert'de bir tavsiye veriyor. Kapıdan çıkıyorlar ve Emircan'ı görüyorlar. Emircan elini uzatıyor, Alper'de elini sıkıyor.

Emircan: Tebrikler, iyi maç çıkardın ve o Headbutt ile tuş olmadın. Hak ettin bunu.


Alper: Saol dostum. Sende iyi bir maç çıkardın. Pablo karşısında son bir tavsiyen var mı ?


Emircan: Var, kaç. Kaçabildiğin kadar kaç. Belki biraz yorarsın ve bir şekilde kazanabilirsin.


Alper: Gerçekten mi ?


Emircan: Hayır, tabi ki de şaka yapıyorum. Dizlerine çalış.


Alper: Teşekkür ederim.

15 DAKİKA SONRA

Herkes heyecanlı, gecenin ana maçında Nero Campbell ve Pablo Demiriguez karşı karşıya gelecek.


Alper (içinden konuşuyor): Bu gece de o gecelerden biri. Bunu yapabilirsin. İçinde ki Karanlık Yolcuyu böyle dizginleyebilirsin. Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorsunuz herhalde. Karanlık Yolcu ben boğulurken, daralırken, nefes alırken veya kendimi kaybettiğimde ortaya çıkar, kontrolü ele alır ve bir şekilde huzuru bulur. Profesyonel güreş sayesinde çoğu zaman huzurluyum, bu şampiyonluğu alırsam kafam uzun bir süre rahatlar. Sizce o şampiyonluğu alabilecek miyim ? Hadi görelim. 


Bu maç bire bir maçtır ve APWF Television Championship içindir. Maç Antalya Pro Wrestling Federation tarafından düzenlenmektedir. Maçı rakibinizi tuş ederek veya pes ettirerek kazanabilirsiniz.



Katılımcımız ringe Lawrance, Kansas'tan geliyor, 67 kilo ağırlığında,

''The Midnight Maniac'', Nero Campbell.



Katılımcımız ringe Bağdat'ın taşlı yollarından geliyor. 78 kilo ağırlığında,

APWF Television Champion, ''The Conquistador'', Pablo Demiriguez.

Pablo Demiriguez (c) vs Nero Campbell - APWF Televison Championship Match

Nero elini uzatıyor, Pablo sıkıcak gibi yapıyor ama karnına bir tekme atıyor ve DDT. Hemen kaldırıyor ve Vertical Suplex yapıyor. Biraz yerde yumrukluyor rakibini ve kaldırıyor, iplere yolluyor, Dropkick. Yine kaldırıyor ve Neckbreaker deniyor ama Nero roll-up alıyor ve Pablo 2 de atıyor. Hemen kalkıyor ama Nero'dan Clothesline geliyor. Pablo kalkıyor ve bir de Leaping Clothesline. Hemen kaldırıyor, iplere yolluyor ve Scoop Slam, ardından da Running Elbow Drop. Tuşa gidiyor Pablo Demiriguez 1 de atıyor. Kalkmaya çalışıyor ama Campbell yakalıyor ve Snap DDT. Kalkmasını bekliyor, kalkıyor ve Big Boot deniyor ama eğiliyor Pablo ve tutuyor belinden German Suplex. Kalkınca bir German Suplex daha. Ve ardından da Rolling Suplex geliyor. Tuşa gidiyor ve Nero 2 de atıyor. Kaldırıyor Pablo ve Standing Neckbreaker yapıyor. Köşeye çıkıyor ve Diving Elbow Drop yapıyor ama Nero çekilince yere çakılıyor. Nero vakit kaybetmeden kaldırıyor ve Belly to Belly yapıyor. Pablo hemen kalkıyor ve üstüne koşuyor ama bu sefer de Hip Toss geliyor. Bir de Leg Drop geliyor. Kafasından tutuyor ve Headlock bağlıyor. Bir süre bu durumda kalıyorlar ama Pablo kalkıyor ve Body Slam ile kurtuluyor. İkisi de yerde. İlk Nero kalkıyor, Pablo'ya bir Big Boot yapıyor. Pablo Demiriguez yerdeyken soluklanıyor ve kendine geliyor. Pablo'yu tutuyor ve havaya kaldırıyor, Gorilla Press Slam geliyor. Sert çarptı Pablo. Hemen tuşa gidiyor Nero, 1 2 ama 3 olmadı, atıyor Pablo. Campbell sinirlendi. 

Kameraya yaklaşıyor ve bunu da iyi izleyin diyor. Pablo Demiriguez'i kaldırıyor ve bir kaç Shoulder Tackle yapıyor. Ve Reverse STO geliyor ve Standing Moounsault. Taunt yapıyor Nero Campbell ve köşeye çıkıyor, Moonsault yapıyor ama Pablo çekiliyor ve Nero'nun fotokopisi çıkıyor ringe. Pablo köşede dinleniyor biraz, toparlanıyor. Nero iplere tutunarak kalkmaya çalışıyor, Pablo taunt yapıyor, Nero kalkıyor ve dönüyor, Superkick. Darbenin etkisiyle iplerden sekiyor Nero ve Pablo yakalıyor ve Michinoku Driver yapıyor. Tuşa gidiyor, 1 2 3. Pablo Demiriguez şampiyonluğu koruyor.

30 DAKİKA SONRA

Alper duş alıyor ve üstüne değiştiriyor, salondakiler ile tebrikler, iyi maçtı fastını geçiyor ve eve gidiyor. Eve geliyor ve mutfağa giriyor. Bir parça pasta alıyor ve yanında da meyve suyu içiyor. Odasına giderken koridorda yer oturuyor ve sırtını duvara yaslıyor.


Alper,

Neden bu kadar çok takıntı yaptım bilemiyorum, evet şampiyonluğu kazanamadım. Sadece bu kadar. O şampiyonluğun canı cehenneme. Profesyonel güreşe başlayalı ne kadar oldu ? 1.5 veya 2 ay ve ilk şampiyonluk maçıma çıktım ve rakibimi baya zorladım. 2 ay içinde inanılmaz bir performans gösterdim. Art arda 8 galibiyet aldım. Sonra 1 yenilgi aldım. Cidden bunu niye tartışıyorum sizinle. Son 2 ay içinde mükemmel bir performans ortaya koydum ve normal seviyenin üstüne geçtim. Bu sadece bir başlangıç. Biraz hızlı yükseldim. Kendi kontrol etmem lazım. Gelecek sefer görüşürüz.

SON






Dolph Ziggler:
 


En son The Charismatic Enigma tarafından Perş. 27 Ekim 2016, 23:21 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://steamcommunity.com/id/sXe07
Ace of Diamonds
Emekli
Emekli
avatar

Mesaj Sayısı : 3278
REP Puanı : 53
Kayıt tarihi : 09/08/12

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   Çarş. 29 Haz. 2016, 20:24

Aga sen benim finisherın Michinoku Driver olduğunu nereden bildin ya, Wrestling Revolution'da kullandığım finisherdı.



RPG: Finn Balor

emre demir saltaş efsanesi:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
The Charismatic Enigma
Co Admin
Co Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 4582
REP Puanı : 28
Kayıt tarihi : 24/01/16
Yaş : 18
Nerden : Hollywood, Florida

MesajKonu: Geri: Can I be a World Famous Wrestler ?   Çarş. 29 Haz. 2016, 20:55

The Barbaric Berzerker demiş ki:
Aga sen benim finisherın Michinoku Driver olduğunu nereden bildin ya, Wrestling Revolution'da kullandığım finisherdı.

İçimden öyle geldi. Düşündüm düşündüm, en iyi Michinoku Driver gider dedim.






Dolph Ziggler:
 
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://steamcommunity.com/id/sXe07
 
Can I be a World Famous Wrestler ?
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
PWE  :: Genel :: Be A Booker-
Buraya geçin: