PWE


Türkiyenin en iyi WWE RPG'sine hoşgeldiniz.

PWE

Türkiyenin en kaliteli ve en iyi RPG'sine hoşgeldiniz. Sevdiğiniz karakterin kariyerini yönetmenin keyfini çıkarın.
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 ya arkadaşlar ben istemez miyim site bir sene daha açık kalsın

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Oberyn Martell
Main Eventer
Main Eventer
avatar

Mesaj Sayısı : 2104
REP Puanı : 32
Kayıt tarihi : 14/01/16
Yaş : 18
Nerden : Cincinnati, Ohio

MesajKonu: ya arkadaşlar ben istemez miyim site bir sene daha açık kalsın   Ptsi 09 Tem. 2018, 18:54

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Kamera bir villa'nın bahçesinde açılıyor.

"hay a*ını sktiğim. Bir çözemedim şunu. Scarlett! şuna bir yardım edebilir misin?"

Görüntü biraz kayıyor, daha sonra tamamen kesiliyor.
Bir saniye...

"Bak baba, şuradaki tuşa basınca mikrofonu aktif ediyor. Aktif zaten şu an. Görüntüyü kapatmışsın..."

"Tamam, dalga geçilmek için fazla yaşlıyım. Gidebilirsin! Özel konuşacağız *kıkırdar*"

"Bir iki üç ve kayıttayız. Her şey dün gibi. Yaşadığım her salak saçma olayı harfi harfine hatırlıyorum ve inanın bana bir çoğunu hatırlamak istemiyorum. Bazıları hariç tabii ki. ilginç günler geçirdiğimi söyleyemem, fazlasıyla tekdüze işleyen bir hayat edindim kendime. Bundan ne kadar memnunum? Yarı yarıya. Mesela bahçemde şezlongların arasında uçup kaçan bir Seth Rollins ya da salonda yemeğimi yerken savunmasız bir anımı yakalayıp kendine maç ayarlatan bir CM Punk yok. Ya da sırta hançeri haklı çıkartmak için buruşmuş götünü yırtacak bir Hunter yok. Ama biliyor musunuz... Sıkıldım. Bu şekilde ilerlemek sanırım benlik değil. Son yıllarda doğru düzgün bir yerimin kanamaması ya da herhangi bir uzvumun işlevini yerine getirmesinde sıkıntı çıkmaması garipsememe sebep oluyor. İnsan alışmış tabii kırık kemiklere ve çatlaklara. Böyle oluyor... Biliyor musunuz, ihaneti bile özledim. Yo hayır fazlasıyla ciddiyim. İhaneti dahi özledim çünkü yıllardır kulak verdiğiniz bu "vengeful one" söyleyin bana hangi birinin yanına bıraktı yaptığını? Belki ilk bakışta bir "The Viper" değilim, belki de bir "Architect" değilim ama ben de suyun altından sessizce ilerleyip savunmasız anında birilerinin gırtlağını kesebilirim. Ha, haksız yollardan edindiğim bir Money In The Bank briefcase'im de yok, her hafta bir stable dağıttığım falan da yok. Devam edelim. *ayağı kalkıp bahçeyi turluyor* Neyin peşindeyim? Ne yapmaya çalışıyorum tam olarak? Karışık bir cümle kurmayacağım. Bu tarz bana göre değil. Bu ben değilim. Şatafatlı yaşamlar, insanların suratlarına bakıp sahte iki kelâm etmek. Yapmacık tavırlar, gerçek dışı samimiyetler. Tamam, sıktı. *görüntü kesiliyor fakat sesler gelmeye devam ediyor* 

Görüntü tekrar geliyor. Soyunma odası tarzı bir yerdeyiz. Kamera gardrobun bir köşesine sabitleniyor.

"Her bir anı özlediğimi itiraf edebilirim. Bileklerimi sargılıyorum ve yavaştan yola koyulmaya hazırım. Ağzımı açıyorum çocuklar, kulakları kapatın! Siz de orada olacaksınız. Biliyorum. Siz... Üstünüze alındınız mı? Siz, piç kuruları. Her biriniz tekrardan geri dönüyorsunuz büyük umutlarınızla beraber. Özlediğiniz şeyi yapmak için taşlaşmış götünüzü salondaki koltuğunuzdan kaldırıyorsunuz aynı benim yaptığım gibi. Sizin için havaya kalkan pankartlar istiyorsunuz, sizin için bağıran insanlar istiyorsunuz. Evet çünkü her sabah 7:00pm'de uyanıp Hollywood Bulvarında milyarlık süs köpeğinizi gezdirmek ve sırf tanınmış olduğunuz için sizinle Instagram'da paylaşmalık bir fotoğraf çeken sahte hayranlıklar istemiyorsunuz. Oraya gittiğinizde insanlar sizi izlesin istiyorsunuz işini, gücünü bırakıp adınızın yazılı ya da size tasarlanmış sikik bir logo'nun basılı olduğu kalitesiz t-shirtleri 50 dolara alıp sizin için chant sallarken giymelerini istiyorsunuz. Bıktınız çünkü sabah uyandığınızda mutfağa tek başınıza uğrayıp kendinize yanık bir omlet yaptığınızda boğazınızdan geçenin ne olduğuna dair bir fikriniz yok. Yediğiniz yemeğin bile tadını alamıyorsunuz çünkü canınızdan can almışlar, hayatınızın koca bir parçasını sizden söküp çıkartmışlar ve açsınız piçler. Acıkmışsınız, aç olan mideleriniz değil damarlarınız. Damarlarınızdan geçen adrenalini, korkuyu, heyecanı hissedebiliyorum çünkü korku harici hepsi bende de var. Ben taşşaklarımda hissediyorum fakat bu konumuz değil. Çok yakında orada olacağım çünkü yaşamaktan bıktığınız o rutinin sillesini ben de yedim ve artık özüne dönmek isteyen birisi olarak söylüyorum ki eğer hayalleriniz fazla genişse onları daraltın. Ben dönüyorum. Ben... DÖNÜYORUM. Scarlett, babacığın kaç yıl koştu?"

"13 Yıl!"

"AMINA...KOYDUĞUMUN...ON...ÜÇ...YILI! Durmadan koştum, asla yorulmadım, soluklanmadım da. Birileri gelecektir. Büyük dalga hızını kesmeden geliyor. Eminim ki çoğu şeyi döndüresi olan tek kişi ben değilim ve ben bugün odamda elime sargılarımı çektiysem birileri de kneepadini giyiyordur. Birileri taytını giyiyordur ve birileri kellik problemine çözüm arıyordur. Bazı aklı..."

"Sca... Git artık?"

"Tamam ama git demedin ki?"


"Doğru. Tamam, git artık. Ne diyordum? Bazı aklı Jesse Rhodes amcığı kadar dar olanlar mükemmel bir özgüvenle gelecektir ama ben kendimi tanıtayım..."

Kamera ters çevriliyor.

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
"Şimdiden götü yananlar için Alaska'ya biletim var. Her şeyi FCW günlerinden başa saralım mı? *bağırır* MERHABA! Ben Dean Ambrose. Eğer hayalinizde kafanıza kurduğunuz hedeflerin tepesine sancağı kolayca dikmek varsa, olmasın. Ben bu yarış için yıllarımı verdim ve kesinlikle siz göt heriflere nazaran nerede ve nasıl manevra yapmam gerektiğini biliyorum. Ben eline her mikrofonu aldığında "en iyisi" olduğunu iddaa eden herkesten bir parça daha iyiyim. Nerede yetişirseniz yetişin, ne kadar hırslı olursanız olun. Sıfır noktasından çıkan birisi olarak bunu kafanıza sike sike kazıyacağım. Ne yaparsanız yapın, bir adım önünüzde olacağım. İstediğiniz kadar sinirlenin, hatta kin güdün. Bu... Benim hoşuma gider. Gelin ve beni deneyin. Hala denemeyenler için iyi bir tecrübe olacağından eminim ve eğer rol modeliniz varsa gidip "Bana siktiğimin Dean Ambrose'unu anlatın!" diye bağırın suratlarına çünkü baba figürü olarak kimi edindiyseniz hayatlarının bir noktasında uncle Deano ile yolları kesişmiştir, belki ruhları sökülmüştür, belki de taşşakları ellerinden alınmıştır. Hala hayatta ise Scott Bill Goldberg'ü dürtebilirsiniz. Size raptiyelerle kapladığım sandalyem ile beynini nasıl dağıttığımı anlatabilir. Eğer hala Stephanie'yi playboy dergilerinin coverlarında bulamamışsanız Hunter'a da ulaşabilirsiniz, Blaze of Glory'de imparatorluğunun nasıl çöktüğünü size sıkılmadan anlatabilir. Ya da The Massacre Club'un düşüşünden kendinize notlar çıkartın. PWE'nin Grand Slam başarısını elde eden isimlerini inceleyin, Triple Crown'u başaranlara bakın. O kadar yukarılara ulaştım ki çocuklar, aklınıza hayalinize sığdıramazsınız. Loş ışıklarda kader planlaması yaptığım günlerden çıkıp ana sahnede en tepeye tırmanıp iki yumruğumu havaya kaldırdığımda üzerimdeki spot ışıkları o kadar parlaktı ki, zirveden aşağıya kibirli bir bakış attığımda siz ve sizin gibileri küçücük görmenin, bazılarınızı neredeyse görememenin verdiği tatmin duygusu harikaydı. Günler, aylar, zaferler gelip geçtikçe bu spot ışığı o kadar fazla baskınlığını gösteriyordu ki gözlerim kamaştı çocuklar. Görünmüyordunuz. Görünmeyeceksiniz de. Hedefler ve elde edilen hayaller, zirve tepesi, kazanan, ellerinde ödülü. Kadrajda görünmüyorsunuz. Sıfır noktasının dahi altında ilerleyeceksiniz. Günlerimi insan satrancı oynayarak geçirmesem de hanginizin ne olduğunu gözlerinizden, nefes alıp verişinizden anlayabiliyorum. Hangi biriniz ne derece kuvvetli ve ne şekilde hamle yapabiliyorsunuz, sizi analiz etmem gerekir mi? Boşversenize, siz benim alanıma girip ilerlemeye bile gücü yetmeyecek piyonlar olacaksınız. Benim oyun alanım... Pro Wrestling Entertainment. Çok mu kendim olmayan birisi gibi konuşuyorum? Nasıl görürsen gör, ama kulak asacaksın. Çünkü sen de biliyorsun, bu videoyu izleyen her kimsen... Sana diyorum. Kim olduğumu çok iyi biliyorsun ve daima piyon olarak kalacaksın. Etrafındaki sana benzer tüm piyonları, kendini vezir, kale, at veya fil sanan herkesi yok etmenin ardından seni de saf dışı bırakacağım. Biliyor musun, oyunu bitirmeyeceğim. Hepinizle mutlulukla eğleneceğim. Karşı koyacak mısınız? Deneyin. Bundan mutluluk duyarım. Yoluma çıkabilirsiniz! Hırsla sentezlenmiş intikam arayışlarına bayılırım zaten. Unutmayınız ki ikinci bir 'attention' gelmeyecek. Edindiğiniz cesareti hangi feyz kaynağınızdan aldıysanız cebinize geri sokun. Doldurulduğunuz hikayeler birer palavra. O cümlelerin her biri kurgu. Ben benim. Ben... İntikamcı olan. Sen... Siz... Sahi, siz kimdiniz?"

Sesi kesiliyor dört saniye boyunca.

geri geliyor.

"Ben Dean Ambrose'um, siz kimsiniz amına koyayım?"


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

soon.

'my mind is a very dangerous place to be.'

RPG: "The Vengeful One" Dean Ambrose.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
ya arkadaşlar ben istemez miyim site bir sene daha açık kalsın
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» arkadaşım maymun müziği
» Arkadaşımın sesi değişti :S
» Bi En'ler yüzünden arkadaşlığım bozuldu..

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
PWE  :: PWE RPG :: Promo-
Buraya geçin: