PWE


Türkiyenin en iyi WWE RPG'sine hoşgeldiniz.

PWE

Türkiyenin en kaliteli ve en iyi RPG'sine hoşgeldiniz. Sevdiğiniz karakterin kariyerini yönetmenin keyfini çıkarın.
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kısa bir hikaye

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Klaus Meine
Emekli
Emekli


Mesaj Sayısı : 2377
REP Puanı : 34
Kayıt tarihi : 02/02/12
Yaş : 20

MesajKonu: Kısa bir hikaye   Salı 10 Tem. 2018, 23:08

"Baba, bize o hikayeyi tekrar anlatır mısın?"

Ateşin ortasında çıtırdadığı bir çemberi oluşturan aile fertleri dikkatlice babalarına baktılar. Elindeki kuru bir dal ile ateşi harlayan baba da cümleyi kuran en küçük kızına gülümseyerek cevap verdi.

"Bu sizin yaşınıza göre bir hikaye değil."

"Hadi ama baba, bir kere anlat lütfen."

Baba ateşi karıştırmayı bırakıp ayağa kalktı. Bir süre çocuklarının etrafında dolaştıktan sonra cevap verdi.

"Pekala. Bir kere daha anlatırım, ancak eve dönünce herkes ertesi gün ödevlerini tam yapmış olacak."

Sevinç dolu çığlıklar yükseldi kamp kurdukları yerden karanlık ormanın içine doğru. Baba tekrar oturdu ve herkes dikkatlice dinlemeye başladı.

...


Bir zamanlar, evrenin en güçlü yüreklerinin kapıştığı nadide bir arena vardı. Dünya'nın her yerinden farklı savaşçılar birbirleri ile bir araya gelip dövüşürler ve sonuç ne olursa olsun girdikleri tül perdeden arkaya geçtikleri anda tekrar dostluklarına devam ederlerdi. Birlikte soğuk bir şeyler içip gizli bir yerden arenadaki diğer arkadaşlarını seyredip, yenilenleri teselli etmek için beklemek onların zevkiydi. Elbette ki bu dövüşleri sadece onlar izlemezdi, aynı şekilde dünyanın her bir yerinden farklı insanlar bu muhteşem atletizm örneğini izlemek için akın akın oraya giderlerdi. Bir dövüşçü vardı ki o hepsinden daha iyiydi, her mücadeleye kafasını sokar ve hepsinden de sonuç ne olursa olsun galip çıkabilirdi. Bu delikanlının adı Marius'tu. Irkının ayak basmadığı topraklarda ne aradığını sorarlardı hep ona, o ise; "Dünya hepimizin evi, insanlık hepimizin ırkı." derdi. Aslen nerden olduğunu ve nasıl geldiğini kimse bilmedi... ta ki birisi iyice eşeleyene kadar. Aslında her zaman burada doğmuştu ve ismi de Marius felan değildi. O'nun ismi tarihin unutulmuş bir sayfasında gömüldü.

Bir gün, tekrar şovunu ve yaptığı en iyi işi sergilerken seyircilerin arasında gördüğü bir çift mavi göze takıldı kalbi. Sadece bir an belirdi ve yok oldu o gözler, ancak ateş çoktan işlemişti bile O'nun kalbine. Takip etmek istedi, koşmak arkasından. Ama o gözler kayboldu. Ertesi gün yine geldi, ve yine, ve yine. Her seferinde onu kovalamak istediği zaman ondan kaçtı o mavi gözler. O ise savaşının en vahşi doruklarına ulaştı, sırf sevgisi için. Bir gün sonunda yakalayıverdi onu ve yıllardan beri birbirlerini bekliyorlarmış gibi birleştiler. Çok sonra acı bir şekilde anlayacaktı ki, kilisenin fertlerinden birine el sürmenin cezası en iyi ihtimalle acısız ölüm, en kötü ihtimal günlerce süründürülmek... Mavi gözlü kız, onun ismini en azından biliyoruz.

Abigail.

Kızkardeş Abigail.

Razı olmadı ve elinden ne geldiyse yaptı. Beraber saklandılar. Haftalar boyu onları kimse bulamadı, ta ki Marius'u birisi öldürene kadar. Kimse ne olduğunu bilemedi, ve o gerçek kimliği ile beraber sonsuzluğa gömüldü. Abigail yine kaçtı, bu sefer ona çocukluğundan beri huzur veren ormanlara. Aynı anda da Dünya'ya bir bebek getirmek üzereydi. Tanrı, bunu gördü ve bir teklif sundu. Abigail iyi bir insandı ve bir çok kimsesiz çocuk onun sayesinde sokaklardan kurtulmuştu. Bir ormanda bebeğiyle beraber ölmesine razı olmayan Tanrı bir seçenek sundu, ya kendi hayatını feda edip çocuk büyüyene kadar onu her türlü kötülükten uzak tutacaktı, ya da bebek ölecek, Abigail yaşayacaktı.

Bir annenin fedakarlığı, intikamcı bir ruh yarattı.

...

"Peki baba, o şimdi nerede?"

"Kim nerede?"

"O bebek?"

Baba tekrar gülümseyerek gökyüzüne baktı.

"Burada."

Çocukların sesi aniden kesildi.

"...sen misin, baba?"

"Haha, hayır, tabi ki de ben değilim. Bu sadece bir hikaye."

...

Peki ya öyle mi?


Bu ormanda halen bir intikamcı ruh geziyor.


Korkma.
Korktuğun şeyin ne olduğunu bildiğin takdirde o korkudan korkmamayı öğrenirsin.

Sadece kendini bırak ve huzura kavuş.


Aileme ve bana katıl.


Kim ve ne olursan ol,


Sonsuz sevgiyle karşılanacaksın.


Yanımda dur ve günahlarından kurtul.

Çünkü zaman geldiğinde,

Dünya'yı ellerimin arasına alacağım.


Affedileceksiniz.


Bazıları hariç.


Görüşeceğiz.


RPG:

MEVCUT KARAKTER:  Bray Wyatt
2 time World Heavyweight Champion (1 time Batista 1 time Ethan "Michael Hunter" Carter III  )
 
1 time Intercontitental Champion (w/.Ethan Carter III)

1 Time Tag Team Champion (Current w/Drew McIntyre&Ethan Carter III)

Third Triple Crown Winner (Ethan Carter III)

Site:

2017 Şubat Ayı Yöneticisi



[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Kısa bir hikaye
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
PWE  :: PWE RPG :: Promo-
Buraya geçin: