PWE


Türkiyenin en iyi WWE RPG'sine hoşgeldiniz.

PWE

Türkiyenin en kaliteli ve en iyi RPG'sine hoşgeldiniz. Sevdiğiniz karakterin kariyerini yönetmenin keyfini çıkarın.
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 And then there was darkness

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Klaus Meine
Emekli
Emekli


Mesaj Sayısı : 2494
REP Puanı : 34
Kayıt tarihi : 02/02/12
Yaş : 20

MesajKonu: And then there was darkness   C.tesi 21 Tem. 2018, 20:20


Bray Wyatt bir ateşin önünde sallanan sandalyesinde oturuyor. Tam önünde ise bir kaç tane yüzü boyanmış genç insan var. Hepsi de yüzlerini gökyüzüne dikmiş, dolunay halinde olan Ay'a bakıyorlar.


"Sevgili dostlarım... sizi buraya toplama sebebim belli. Hepiniz geleceği parlak, sevgi dolu insanlarsınız. Gözlerinizden o kıvancı, hayatı görebiliyorum. Kalp atışlarınızdan hislerinizi anlıyor, aklınızdan geçenleri okuyorum. Gündelik hayatınızda tek ilkeyi benimsemişsiniz ki buradasınız. Kurtuluş arıyorsunuz. Kurtuluşunuzu dine kendinizi adayarak bulamazsınız. Din sizin korkularınıza hitap ederek sizi olduğunuzdan başka bir insan olmaya zorlar. Ben bir din adamı değilim, sakın böyle bir yanlışa düşmeyin. Örneğin sen düşüyorsun."

En sağdaki genç kızı işaret ediyor ve kız birden ürperip başını öne eğiyor.

"Başını kaldır. O'nun yarattığı güzel doğadan gözlerini çekme..."

"... bir klişe söylemiş olabilirim. Din adamı değilim, ama sürekli O'ndan bahsediyorum. Neden öyle olduğunu merak ediyor olabilirsiniz. O halde size benim hikayemin anlatılmayan kısmını anlatayım. Efsanelerde hep Ventuero Wyatt anlatılır. Ventuero Wyatt pislik bir insandı. Masum insanların kanını eline bulaştırarak hayatını kazanırdı, ta ki gerçek bir masumun teni eline değene kadar."

"Benim."

Topluluktan bir "huh?" efekti duyuldu.

"Ventuero Wyatt benim babam olarak bilinir. Benim babam farklı bir insandı. Bunu nasıl biliyorum? Ben O'nun oğluyum. O, bana hayatı bir baba olmadan verdi. Karşılığında da masum bir canı aldı. Farkında mısınız, sürekli ölenler masum. Ventuero 100 yaşına kadar yaşadı. Eline bir daha kan değmemesine rağmen cezasını Haira'da çekti. Haira, insan dilinde Cehennem. Melek dili farklıdır ve insan kulağına duyulmaz. Ancak, ben söyleyebilirim. Sözlerimi dinleyin, ama gözlerinizi kapatın."

Eliahr mor do soira swana.

Aniden mavi bir ışık belirdi ve içinden bir kadın çıktı.


"Bray."

"Abigail."

"Gözlerinizi açın, sevgili dostlar."


Topluluk gözlerini açıp karşılarında Abigail'in silüetini görüyor ve silüet  hemen kayboluyor.

"O... benim sevgili annem. Beni kurtarmak için canını verdi. Ventuero eğer Abigail canını vermemiş olsaydı benim katilim olacaktı. Kilise kanım için bolca para döktü. Ancak, O benim ölmemi istemedi. O'nun bir hizmetkarı, Ventuero'yu kandırmayı başardı. Ventuero neden beni öldürmek istedi? Bilemem. Belki de kilise benim bilmediğim bir şeyi biliyordu. Ya da... daha derin. Marius Hwarzan. Gerçek adı ile... Marka Caliwan. Dünya'nın en iyi güreşçisi. Kilisenin bir bakiresine sahip olunca onun da hayatını bir sokak ortasında köpek gibi bitirdiler. İşte bu yüzden sevgi, dostlar. Sevgi her kapının anahtarıdır. Seni öldürür de, sonsuz mutluluk da sağlar,ya da seni asla kurtulamayacağın şeye mahkum eder. Marka Caliwan aşkı için öldü. Neden katil "baba"mın soyadını kullandığımı soracaksınız. Hepimizin birer sırrı var. Ben de bunlardan birini biliyorum..."

"Size ilk ve son uyarım. Dean Ambrose'a dokunmayacaksınız. Dean Ambrose gerçek Bray Wyatt ile asla yüzleşemeyecek."

I get all numb
When she sings its over
Such a strange numb
And it brings my knees to the earth...



 And God bless you all
For the song you saved us...


           
Ekranda garip şekiller ve hızlı figürler beliriyor aniden. Bir süre sonra da ışıklar kapanıyor.



 

Yüzlerce, belki de binlerce küçük ışık hüzmesi arenanın karanlığını aydınlatıyor. Bray girişte elinde bir fener ile görünüyor.


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Ringe giriyor ve tüm ışıklar açılıyor. Bir mikrofon alıyor.


Bray Wyatt:-

Sözü fazla uzatmadan konuya gireceğim. Dean, geçen şov olanlar hakkında seninle yüz yüze konuşmak isterdim, ancak ne yazık ki insancıl bir şekilde konuşamıyoruz. O halde, Red Alert'ten önce meramımı gayet düzgün ve açık bir şekilde anlatıyorum. Bana hakaret edebilirsin, bana vurabilirsin, belki beni yenebilirsin de. Ama beni mağlup edemezsin. Bir kere de toprağın altına soksan, iki kere de soksan yine oradan çıkıp geleceğim. Hayatın anahtarı ellerinde olan bir insan ile kavga ederken çilingir çağıramazsın. Callihan'dan haberim var. Eski arkadaşlarını izliyorum. Hiç biri sana yardım edemeyecek. Ama şunu da merak etme, benim ailem sana dokunmayacak. Adil bir maç istiyorsan, adil bir maç alacaksın. Bu maçı neden mi istiyorum, sana neden mi saldırdım? Bu soruların cevabını belki biraz... usülsüz bir dille anlatmış olabilirim. Sonuçta ben de bir insanım, aynı senin gibi.

Şunu unutmanı istemiyorum. Belki de gelmiş geçmiş en iyi maçı çıkartacağız. Seni özellikle seçtim. Çünkü bir şansım vardı ve o şansı sende kullandım. Başka birinin karşısında da olabilirdim, olmadı. Hayattaki seçimlerimiz bizi insan yapar, dış görünüşümüz, maddi durumumuz, statümüz değil. Ne olmayı seçtiysen o olursun. Benim hikayeme kulak vermedin. Beynindeki kara bulutlara kendini teslim ettin ve şu anda ne yazık ki Dean, kendini mahfettin. Seninle Red Alert günü görüşeceğiz.

Peki ya sonunda ne olacak? Kanlı bir surat ile yerde yatıyor olabiliriz. Benim ne yapacağım belli. Bana bahşedilen o ödülü almak için çabalayacağım. PWE şampiyonu olmak için. Bunun için ilk engelim sensin, 3 kere PWE şampiyonu olmuş biri. Sana saygım aynı zamanda sonsuz. Ancak, senin bana saygın yok. Hak veriyorum. Saygı kazanılır, yok yere verilmez. Ancak karşındaki bir insana sıfır saygı ile yaklaşırsan sana ne vereceğini asla bilemezsin. Hayatında yiyebileceğin en sert yumruğu yiyebilirsin. O yüzden diyorum ki Deano, dikkatli ol. Hem de çok dikkatli ol.

Şu anda benim dünyamdasın.

Hoşgeldin.

Buradan çıkabilirsin...

...ama ayrılamazsın.

You're the same...numb
When you sing it's over
Such a strange numb
It could bring back peace to the earth

So God bless you all
For the song you saved us...oh...
For the hearts you break, everytime you moan...

I get all...numb
We're the same numb
And it brings our knees to the earth

So God bless you all
For the song you saved us..oh...
For the hearts you break, everytime you moan
And God bless you all on the earth...


RPG:

MEVCUT KARAKTER:  Bray Wyatt


1 Time PWE Champion

2 time World Heavyweight Champion (1 time Batista 1 time Ethan "Michael Hunter" Carter III  )
 
1 time Intercontitental Champion (w/.Ethan Carter III)

1 Time Tag Team Champion (Current w/Drew McIntyre&Ethan Carter III)

Third Triple Crown Winner (Ethan Carter III)

Site:

2017 Şubat Ayı Yöneticisi



[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
And then there was darkness
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
PWE  :: PWE RPG :: Promo-
Buraya geçin: