PWE


Türkiyenin en iyi WWE RPG'sine hoşgeldiniz.

PWE

Türkiyenin en kaliteli ve en iyi RPG'sine hoşgeldiniz. Sevdiğiniz karakterin kariyerini yönetmenin keyfini çıkarın.
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 bir şekilde

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Oberyn Martell
Main Eventer
Main Eventer
avatar

Mesaj Sayısı : 2104
REP Puanı : 32
Kayıt tarihi : 14/01/16
Yaş : 18
Nerden : Cincinnati, Ohio

MesajKonu: bir şekilde   Perş. 30 Ağus. 2018, 04:12

03:33:35
Cincinnati, Ohio.

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Dean Ambrose'un evindeyiz. Gecenin üç buçuğunda ev karanlığa boğulmuş biçimde. Scarlett'ın odası hariç bir ışık bile yanmıyor. Dean dolaptan bir Heineken kapıp balkona yöneliyor, balkondaki sandalyeye oturuyor ve yanına aldığı hırkayı giyiyor. Biraz esintili bir gecede dışarıyı seyrederken balkon masasındaki sigara paketinin içinde kalan son dalı çekip alıyor, yakıyor. Bir duman çektikten sonra derince nefes alıyor. Kendi kendine konuşuyor.

"Sırtımda tonla yük varken son diyaloglarını okuyup hikayeden ayrılan şu ana karakterler neden vicdanından geçiremediği ağırlıklarını bana yüklerler ki... Bakarsan kendi kendime çok zor sorular soruyorum yıllardır. Sorun benim aksi bir adam olmamdan mı kaynaklanıyordu yoksa bu karmaşanın içinde çırpınırken sürekli arada kaynayan kişi miydim bir türlü anlayamadım. Çok kez oldu. Çok oluyor. Defalarca oldu. Birileri geldi, birileri gitti. Birileri içeri tam olarak girmedi bile, bir ayağı her daim kapıyı vurup çıkacakmışcasına dışarıdaydı. Birileri ise sonsuzluk vaad etti. Birileri gülüyordu... Bazen birilerine alışmak hiç iyi olmuyor. Bazen düzene alışmak çok fazla yara bırakıyor yüreğimin içinde. Dönüp geriye baktığımda benim gibi "kibirli" olarak nitelendirilen birinin bile "Keşke başka biçimde yaşayabilseydik." veya "Keşke bu karardan dönmenin bir yolunu bulabilseydim." dediği anlar kafamın en ücra noktalarında gezinip duruyor. Defalarca hafızamı yenidoğan'a çevirmeyi denedim. Becerebildiğimi sanmıyorum. Şayet becermiş olsaydım sanıyorum öyle olurdu ki bu gece kendi kendime bunları konuşuyor olmazdım. Sanırım yanılmıyorum."

Bir yudum alıyor şişeden.

"Henüz düşmedim. Bu... Düşmeyeceğim anlamına gelmiyor. Bu gece birileri kulaklarıma "hantallaştın" derse ona hak vermek konusunda hiç utanmayacağım çünkü artık topallayarak ilerlememi sürdürdüğüm gün o kadar geride kaldı ki, ne zamandır birilerinin bacaklarımı kökünden kopartacağı günü beklediğimi ben bile unutuyorum. Üzücü fakat yaşamın suratıma siyah, deri bir eldivenle şamarladığı bir gerçek. İstediğin kadar gamsız ol, düştüğünde bir daha kalkamayacağını farkettiğin anda adımlarına bir adım daha eklemek sana cazip gelmiyor. Bir adım dahi katlanılası değildi. Yapılmış tüm bu saygısızlığa da katlanmak gelmiyor içimden. İçimden susmak gelmiyor bu şekildeki her bir anda. Tozlu raflarda çürümeye bıraktığım her bir cümlemi hatırlıyorum, kendime verdiğim sözler. Yuttum. Birileri geldi ve ben kendime verdiğim önemi bir kenara bıraktım ve hayatın karşıma çıkarttığı bazı hususları kendimden daha da öteye koydum. "Kendinden bile vazgeçmiş bir adamı bacaklarından tutup bataklığın dibine sürüklemek onun gururunu çok da incitmezdi sanırım." Sanırım incitmezdi. Gözüm kapalı, kulaklarımı topluma verdiğimde ağızlarda sakız olmuş kişilik eleştirmeleri kanıma dokunuyor. Dokundu. Çok dokunaklıydı. Birilerinin vicdan terazisinde hafiflemek adına üstüme bıraktığı yükleri hatırlıyorum da, gerçekten... Okuduğum roman boyunca beyaz çarşaf duruluğunda gördüğüm karakterler kötü saftaymış meğerse. Bu kötü safın komutası bendeymiş. Bunu bana onlar söyledi, ben söylemedim. Zaten kolaydır değil mi gururlu bir şekilde konu ne olursa olsun temizi oynamak? Defalarca söyledim sana. Her defasında bana güldün ama baksana... Bu gece bile bir kulağın bende. Çenemin açılması her daim ilgini çekmiştir zaten. Defalarca söyledim. Yineleyeceğim. Nerede olursan ol, kiminle olursan ol, ne yapıyorsan yap, bir şekilde."

Bir yudum daha alıyor.

"Bir şekilde..."

"Aynı noktada tekrar bulunacağız. Ben iyi olacağım. Benim tarafımda bulunacaksın, sen bile. Sen bile bir defaya mahsus suratıma bakıp gülümseyeceksin. Ben de... Küllerimi çınar diplerinde özgür bırakacağım, yanına ulaşmak adına."

"Yarına... Ulaşmak adına."

Şişenin kalanını fondipliyor.

04:09:40


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

soon.

'my mind is a very dangerous place to be.'

RPG: "The Vengeful One" Dean Ambrose.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
bir şekilde
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
PWE  :: PWE RPG :: Promo-
Buraya geçin: